Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/26367 E. 2012/26449 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/26367
Karar No
2012/26449
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; müvekkilinin 24.04.2007-14.09.2010 tarihleri arasında dokuma operatörü olarak çalıştığını, sendikaya üye olmasından dolayı iş sözleşmesinin feshedildiğini, bu sebeplerle davacının işe iadesine, boşta geçen sürelere ilişkin olarak dört aylık ücrete, işe başlatmama tazminatı olarak bir yıllık ücreti tutarında tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının 24.04.2007-14.09.2010 tarihleri arasında dokumacı olarak çalıştığını,iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebeplerle sona erdirildiğini, kıdem ve ihbar tazminaları ile işçilik alacaklarının ödendiğini, iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiğinin ispatının davacıya ait olduğunu, işyerine karşı davası olan tanıkların beyanları ile iş sözleşmesinin sendikal sebeple olduğunun ispatlanamayacağını, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir. 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun “Sendikaya üye olup olmama hürriyetinin teminatı” başlıklı 31. maddesini üçüncü fıkrasına göre; "İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz; " beşinci fıkrasına göre; "İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin rızası ile iş saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz." Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre ise; "Sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde ise, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri uygulanır. Ancak, 4857 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz." denilmektedir. Mahkemece; feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Dosya içeriğine göre, sendikanın yetki tespiti başvurusunda bulunup bulunmadığı ve yetki alıp almadığı ile işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma sebebidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/26367, K. 2012/26449, T. 26.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-26367-e-2012-26449-k-099a7d86c285