Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/21601 E. 2012/22877 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/21601
Karar No
2012/22877
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 02.06.2005 tarihinde işe başladığını, işyerinde yetkili sendika olan OLEYİS’in işyeri temsilciliğini yaptığını, 2011 yılı Ağustos ayında işveren yetkililerinin müvekkil ile ilgili olumsuz tutumlarının ortaya çıktığını, savunmasının istendiğini, müvekkil hakkında 02.09.2011 tarihinde disiplin soruşturması ile uyarı cezası verildiğini sonrasında da 26.09.2011 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini, davalının yaptığı fesih işleminin geçersiz ve haksız olduğunu bu sebeple müvekkilin işe iade edilmesini ve tazminatlarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı işveren vekili, davacının çalıştığı süre zarfında iş arkadaşlarına karşı olumsuz davranışlar sergilediğini ve motivasyonlarını düşürücü şekilde davrandığını, özellikle müdürü hakkında takım arkadaşlarının yanında uygunsuz sözler söylediğini, çalışma arkadaşlarını işlerini yapmamaları konusunda teşvik ettiğini, 08.04.2011 tarihinde de çantasını aramak isteyen güvenlik görevlisine hakaret etmesinden dolayı disiplin kurulu kararı ile yazılı uyarı cezası aldığını bu sebeple yapılan feshin geçerli olduğunu ve davanın reddedilmesi gerektiği savunmuştur. Mahkeme, 2005 yılında işe başlayan davacının 2010 yılı sonlarına kadar hiçbir olumsuz davranışının gündeme gelmediğini, işverenin sunduğu olumsuzlukların tamamının 2010 yılının sonlarında ve 2011 yılı başlarında meydana geldiğini, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere işyerinde son zamanlarda müdürden kaynaklı sorunlar yaşandığının anlaşıldığı ve davacının eylemleri sebebi ile disiplin kurulunca oyçokluğu ile yazılı uyarı cezası verildiğini ve bir eylem için yaptırım uygulandığında aynı eylem için başka bir yaptırım uygulanmayacağını bu sebeple davanın kabulüne, işe iade ve boşta geçen sürelere ilişkin tazminatların hüküm altına alınmasına karar vermiştir. Davalı vekili süresinde vermiş olduğu temyiz dilekçesinde, mahkemenin kararının bozulmasını talep etmiştir. Dosyaya sunulan 26.09.2011 tarihli fesih bildiriminde "işiniz ile ilgili gereken özeni göstermediğiniz, doğruluk ve bağlılık kurallarına uymayan, işletme faaliyetlerini aksatan, çalışma arkadaşlarınıza sataşmaya ve onları tehdit etmeye kadar varan, hukuka, sadakat borcuna ve dürüstlük kurallarına aykırı davrandığınız, işyerine uyum konusunda yetersiz olduğunuz, çalışma arkadaşlarınızı işverenliğimize karşı kışkırtmaya çalıştığınız, işyerinde iş akışını ve iş ortamını olumsuz etkileyecek biçimde davranışlar sergilediğiniz, üstleriniz, amirleriniz ve çalışma arkadaşlarınız ile ciddi geçimsizlikler gösterdiğiniz, sıkça ve gereksiz yere tartışmaya girdiğiniz açık olup belirtilen hususlar iş ilişkisinin devamını çekilmez hale getirdiği gibi iş ilişkisinde bulunması gereken güven unsurunu da ortadan kaldırmıştır, bu bağlamda iş sözleşmesinin feshedildiği" bildirilmiştir. Davacının fesih sebebi yapılan davranışlarının işyeri disiplin kurulunca incelenerek çoğunlukla alınan kararla yazılı uyarı cezasıyla değerlendirilmesi ve böylece işyeri disiplin kurulunca davacının iş sözleşmesinin feshedilmemesi geçerli sebeplerin varlığı halinde işverenin iş sözleşmesini fesih hakkını bertaraf etmez. Somut olayda toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davacının işyeri çalışma kurallarına uymadığı, çalışma düzenini bozucu davranışlarda bulunduğu ve işyerinde üst düzey yöneticiye gıyabında hakaret niteliği taşıyan sözler sarf ettiği anlaşılmaktadır. Bu davranışların disiplin kurulunda haklı yada geçerli fesih sebebi yapılmamış olması yukarıda açıklandığı üzere işverenin iş sözleşmesini geçerli sebeple fesih hakkını ortadan kaldırmayacağı ve feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 66,00 TL davetiye ve tanıklık ücreti giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 15.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/21601, K. 2012/22877, T. 15.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-21601-e-2012-22877-k-fab10edd66e3