Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/18993 E. 2012/21992 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/18993
Karar No
2012/21992
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itiazın iptali ve icra-inkar tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece kesin olarak karar verilmişse de birden fazla alacak kaleminin birlikte değerlendirilerek kesinlik sınırının belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeple 26/07/2010 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı aleyhine kesinleşmiş işe iade dosyası üzerine süresi içerisinde işe başlatılması için başvuruda bulunulduğunu, ayrıca işe iade kararına istinaden dört aylık ücret ve diğer sosyal haklarının tahsili için icra takibine geçtiklerini, davalının takip dosyasının tümüne itiraz ettiğini ancak icra takibinden sonra takip kalemleri arasında yer alan dört aylık net ücret alacağı ve dört aylık ücret ve ikramiye tutarı bakımından eksik ödemede bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davalının Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2006/10403 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın dört aylık net ücret alacağı, dört aylık net ikramiye alacağı 8.588,96 TL ödenmesinin haricinde, takipten sonra ödeme yapıldığından iptaline, ayrıca takibi sürüncemeye bırakmaya yönelik haksız itirazından dolayı % 40 icra inkar tazminatı ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının işe iade kararı üzerine müvekkiline başvuruda bulunduğunu ancak icra inkar tazminatı alabilmek için ilamsız icra yoluna başvurduğunu, mahkeme hükmü doğrultusunda daha ödeme emri bankaya intikal etmeden 25.08.2006 tarihinde ödeme yapıldığını ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davacıya dört aylık ücret ve iş güvencesi tazminatı tutarının, kıdem tazminatı farkı ile yemek bedelinin ödendiğini, sekiz günlük ücret ve ikramiye bedelinin ödenmesinin mümkün olmadığını, dört aylık emekli kesintisinin ise Emekli Sandığına yatırıldığını, gelir vergisi kesintisinin de kanuni zorunluluk olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm taraf avukatlarınca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25/1. maddesinin 1. bendinde ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımların gelir vergisinden müstesna oldukları belirtilmektedir. 16.06.2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle; bu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “ve işsizlik sebepleriyle verilen tazminat” ibaresi “ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Somut olayda davalı işverence davacıya işe başlatmama tazminatı ödemesi yapılırken gelir vergisi kesintisi yapılmıştır. Davacıya yapılan ödeme 16.06.2009 tarihinde yapılan kanun değişikliğinden önce olduğundan işverence gelir vergisi kesintisi yapılması kanuna uygun olup, davacının ilgili Vergi Dairesinden yapılan kesintinin iadesini istemesi gerekirken mükerrer ödemeye sebep olacak şekilde davalıdan talep etmesi mümkün değildir. Bu sebeple bu kısım yönünden mükerrer ödemeye yol açacak şekilde söz konusu kesintinin de hesaplanan alacak miktarına dahil edilmesi hatalı olmuştur. 3-Davalı banka, yargı harçlarından muaf olduğu halde karar ve ilam harcına hükmedilmesi hatalıdır. 4-Dosya içeriğine göre, davacı lehine icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Takibe konu edilen alacaklar davalı tarafın itirazına uğramış, yargılamayı gerektiren bir süreç geçirilmiştir. Bu sebeple, icra inkar tazminatı isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm altına alınmış olması da bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/18993, K. 2012/21992, T. 11.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-18993-e-2012-21992-k-88dd8666d3d1