Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/18974 E. 2012/21143 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/18974
- Karar No
- 2012/21143
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, iş akdinin haklı ve geçerli nedenlerle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının iş aktinin feshedildiğine dair yazının davacıya tebliğ edildiği, tebliğ evrakının üst kısmında 09.10.2009 tarihi yazdığı ancak tebellüğ ettiği tarihin belli olmadığı gibi davacının imzasının altında da tarih olmadığı, dava tarihinin 10.11.2009 olduğu, davacının okuma yazma bilmemesi ile birlikte feshe ilişkin evrakın daha önce düzenlenmiş olma ihtimali olduğu, davacının dava açmadan 20-25 gün önce fesih kararını tebellüğ ettiğini beyan ettiği, bu durumda davacının beyanına itibar edilerek, iş akdinin feshinden itibaren 30 gün içeresinde dava açıldığının kabul edilmesi gerektiği, iş akdinin haklı ve geçerli nedenlerle feshedilmediği, iş akdinin feshinin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı ve davanın bir aylık yasal süresi içinde açılıp açılmadığı uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir. Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir. Dosya içeriğinden, davacının 01.07.2004-09.10.2009 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde gece bekçisi ve kaloriferci olarak çalıştığı, iş akdinin 09.10.2009 tarihli fesih bildirimi ile feshedildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, iş akdinin 09.10.2009 tarihli fesih bildirgesi ile feshedildiği, fesih bildiriminin aynı tarihte davacıya tebliğ edildiği,bu durumun fesih bildirgesinden anlaşıldığı, fesih bildirgesinde feshin tebliğ tarihinin ayrı bir tarih olarak gösterilmediği, bu durumda fesih bildirgesindeki tarihte feshin davacıya tebliğ edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacının okuma yazma bilmemesinin feshin tebliğ tarihine bir etkisi olamayacağı, davanın 10.11.2009 tarihinde bir aylık yasal süresi içinde açılmadığı anlaşılmış olup davanın süreden reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın bir aylık yasal süresi içinde açılmadığından REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 05.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.