Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/18886 E. 2012/20864 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/18886
- Karar No
- 2012/20864
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine dair kesinleşen mahkeme kararından sonra süresi içinde başvurduğu halde işverence işe başlatılmaması sebebiyle işe aide davasında hüküm altına alınan alacaklar için yaptığı icra takibinin itiraz üzerine durduğunu itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükemdilmesini istemiştir. Davalı işveren davacının kesinleşen işe iade kararının davacı vekiline tebliğinden itibaren on günlük süresinde başvuruda bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 12.523,00 TL alacak üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre işveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde feshin geçersizliği davasında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile çalıştırılmadığı en çok dört aylık süre ücret ve diğer hakları ödenmelidir. İşverenin işe davete dair beyanının da ciddi ve samimi olması gerekir. İşverenin işe başlatma amacı olmadığı halde işe başlatmama tazminatı ödememek için yapmış olduğu çağrı, gerçek bir işe başlatma daveti olarak değerlendirilemez. İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. İhbar ve kıdem tazminatı ile iş güvencesi tazminatı belirtilen fesih tarihindeki emsal işçi ücretine hesaplanır. Dosya içeriğinden Karşıyaka 2. İş Mahkemesinin 2008/1118 esas 2007/342 karar sayılı tarafları aynı olan işe iade davasının kabulüne dair verilen 07.08.2007 tarihli kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 23.06.2008 tarihli kararı ile onandığı anlaşılmıştır. İşe iade dosyasındaki onama kararı davacının vekili olan Avukat ... adresine 08.09.2008 de tebliğ edildiği ve adı geçen avukatın 12.09.2008 tarihli dilekçe ile dosyanın kendisine ait olmadığından avukatına tebliğ edilmesi gerektiği beliritlerek tebligatı dosyaya iade etmesi üzerine bu defa kararın davacının yine aynı dosyada vekili olan ... adresine 14.10.2008 de tebliğ edildiği ve bu tarihten itibaren on gün içerisinde (22.10.2008 de) işe başlama isteğinde bulunduğu işevrenin de ilk tebliagata göre on günlük süre geçirildiğinden işe başaltma yükümlülüklerinin kalktığını bildirdiği görülmüştür. Somut olayda, davacının vekili olan Avukat ... dosyaya sunduğu vekaletnamenin tarafları arasında sona erdirildirildiğine dair azile, isitfaya dair bir irade beyanına ilişkin belge ve bilgiye dosyada rastlanmamıştır. Bu durumda adı geçen avukatın geçerliği devam eden vekaltnamesine göre halen davacının avukatı olduğu ve adresine yapılan tebligatın da geçerli olduğunun kabulü ile bu tebliagat tarihinden itibaren de on günlük süre geçtiğinden işe iade sonrası işe başalma konusunda davacının on günlük süreyi geçirdiği sabittir. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin 9. Hukuk Dairesinin onama kararının vekaletnamedeki avukatların yetki belgesi ile yetkilendirildikleri Av. ...'ye ikinci defa çıkarılan tebligata göre sürede başvuru yapıldığı kabul edilerek karar verilmesi hatalıdır. Böyle olunca davacının kesinleşen işe iade kararının tebliğinden itibaren on gün içersinde başvuruda bulunmadığından işe iade sonrası alacaklar konusundaki icra takibine yapılan itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.