Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/9105 E. 2011/7485 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/9105
- Karar No
- 2011/7485
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının hizmet akdinin haklı ve geçerli neden olmaksızın işverence sona erdirildiğini, davacı ile birlikte 5 işçinin iş akitlerinin de aynı sebeplerden ötürü aynı tarihlerde matbu bir fesih bildirimi ile feshedildiğini, oysa davacının ve arkadaşlarının iş akdinin feshinin asıl sebebinin sendikaya üye olmaları ve sendikal faaliyette bulunmaları olduğunu, davalı işverenin 2007 yılı aralık ayında başlayan sendikal faaliyete karşı giriştiği olumsuz tutumu ve çok sayıda işçinin iş akdine son verilmesiyle başlayan süreçte, yetki davasının olumlu sonuçlanması ve toplu iş sözleşmesi yapmamak için yetkiyi fiilen geçersiz kılma çalışmalarının bir sonucu olarak, davacı ve arkadaşlarının iş akdine son verildiğini, feshin son çare olarak da uygulanmayıp tedbirlerden uzak, açık ve kesin olmayan bir sebeple davacının iş akdinin feshedildiğini belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, öncelikle müvekkili şirkette çalışan sayısının otuzun altında, davalı şirkette yaşanan ekonomik kriz sürecinin sonunda kaçınılmaz olarak davacının iş akdinin feshi yoluna gidildiğini, ayrıca dava tarafın ... İş Sendikası tarafından yetki tespiti talebinde bulunduğu beyan edilmiş ise de bu beyanın doğru olmadığını, tamamen davacı ve sendikanın suiniyetle hareket ettiğinin kanıtı olduğunu zira müvekkili şirket hakkında sendikanın böyle bir yetki tespiti talebinin olmadığını, davacının iş bu davayı açması için yasanın aradığı şartlar teşekkül etmediği gibi dava dilekçesinde belirtilen iddiaların da asılsız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece fesihte sendikal neden bulunmadığı, sendika yazısına göre haziran 2009 ayında çalışan 24 işçiden sendika üyesi 5 kişinin işten çıkarıldığı, sendikadan istifa eden 5 işçinin ise iş akdinin feshedilmediği, çalışmaya devam ettikleri, 2009 temmuz-ağustos-eylül-ekim-kasım ayı ücret SGK kayıtlarından işyerine yeni işçi alınmadığı, 17 işçinin çalıştığı, çalışan bu işçilerin tamamının sendika üyesi olmadığı, davacının sendikal nedenle feshi kanıtlayamadığı değerlendirilerek, işe başlatmama tazminatı işçinin 5 aylık ücreti seviyesinden belirlenmiştir. Hüküm her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriği ve Dairemize yansıyan emsal dosyalarda bulunan delillere göre, davacının da üyesi olduğu Türkiye... Sendikası tarafından Bakanlığa yetki tespiti isteminde bulunulduğu, davalı işveren tarafından yetkiye itiraz edildiği, .... İş Mahkemesinin 2008/61 sayılı dosyasında yetki tespitinin yerinde olduğuna karar verildiği, bundan sonra davacının da aralarında bulunduğu işçilerin işten çıkarıldığı, akabinde davalı işyerinde sendikanın TİS yapma yetkisinin sona erdiği sabittir. Yetki tespiti için başvuru tarihi itibariyle işyerinde 44 kişi çalışmaktadır. Bunların 26 tanesinin sendika üyesi olduğu tespit edilmiştir. İşyerinde çalışan tüm sendika üyesi işçiler, yetki tespiti başvurusundan kısa bir süre sonra işten çıkarılmış ya da istifa etmişlerdir. Bu şekilde davalı işyerinde sendikaya üye işçi kalmamış, işyerinde yetkili sendikanın fiilen toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi sona ermiştir. Davalı işyerinin fesih nedeni emsal dosyalarda mevcut bilirkişi raporlarında da belirlendiği gibi geçerli bir nedene dayanmamaktadır. Benzer durumdaki işçiler gibi davacının da sendikaya üye olmasından kısa bir süre sonra işten çıkarılması da nazara alındığında feshin işçinin sendikaya üye olması nedeniyle yapıldığı anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-)Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-)İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, 3-)Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 1 yıllık ücreti olarak belirlenmesine, 4-)Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna, 5-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-)Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.100. TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-)Davacı tarafından yapılan (290.20) TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-)Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 15.12.2011 tarihinde karar verildi.