Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/17899 E. 2012/11119 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/17899
- Karar No
- 2012/11119
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin 22.03.2010 tarihinde davalı tarafından haksız ve geçersiz bir şekilde tazminatsız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, müvekkilinin çalışkan ve başarılı bir eleman olduğunu, davalı şirket tarafından kasten yapılan ve istifa etmeye yönelik hareketler sebebiyle davacının kendiliğinden işten ayrılmayı kabul etmemesi üzerine 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25-II/e ve h maddeleri gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmaksızın feshi sebebiyle fesih işleminin geçersizliği ile işe iadesine ve diğer kanuni sonuçlarına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının aylık planlanan çalışma programına uymadığı gibi gerçekleştirdiğini iddia ettiği ziyaret raporlamalarının da gerçek dışı raporlar olduğunu, bu hususların belirtildiği kendisine gönderilen ihtarlara verdiği savunmalarında yaptığı yanlışlıkları kabul ettiğini ve daha özenli olacağını bildirdiğini, ancak davacının bu savunmalarına rağmen gerekli özeni göstermediği ve değişim amacı olmadığını, davacının tespit edilen gerçek dışı raporlarla işverenin güvenini kötüye kullandığını, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğunu, kendisine yapılan sözlü ve yazılı uyarılara rağmen görevini düzgün bir şekilde yapmadığını bu nedenlerle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin fesih bildirimine göre ziyaret edilmiş gibi gösterilen hekimleri hiç ziyaret etmediğinin tespit edildiği şeklindeki soyut bir gerekçeyle feshedildiği, davalı tanıklarının beyanlarından davacının raporlarında ziyaret ettiğini bildirdiği iki doktorun ziyaret ettiği beyan edilen yerde görev yapmadıklarının anlaşıldığı, fesih sebebi nedeniyle davacının savunması alınmışsa da sözleşmenin feshine oranla daha hafif bir yaptırımın uygulanmaması nedeniyle işveren tarafından yapılan feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. Somut olayda, davacı tıbbi satış temsilcisi olarak çalışmaktadır. İş sözleşmesi, davacının ziyaret edilmiş gibi gösterdiği hekimleri hiç ziyaret etmediğinin tespit edilmesi üzerine 4857 sayılı Kanun'un 25/ll-e ve h maddesi gereği sona erdirilmiştir. Yargılama sırasında taraf tanıkları dinlenmiştir. Dosya içeriğine göre, davacının 2010 yılı Ocak ve Şubat aylarında iki kez daha önceki ziyaretlerine ilişkin olarak program ve raporlarının incelenmesinde gerçek dışı ve gayri nizami raporlama yaptığı belirtilerek savunması istenmiş, davacı vermiş olduğu savunmalarında bazı bildirimlerinde yanlışlık olabileceğini kabul etmiş ve daha dikkatli olacağını belirtmiştir. Fesih sebebi yapılan davacı davranışları toplanan deliller ve dosya içeriğine göre doğrulanmıştır. Bu durum işverene bağlılık ve doğruluğa aykırı olmakla sözleşmenin feshi haklı nedene dayanmaktadır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca,mahkeme kararı bozularak Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davanın REDDİNE, 3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4.Davacı tarafça yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 83,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.