Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/17713 E. 2012/11068 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/17713
Karar No
2012/11068
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının performans değerlendirmelerinden olumlu sonuçların alındığını, Bostancı şubesinden daha önemli bir şube olan Acıbadem şubesine atamasının yapıldığını, Acıbadem şubesinde çeşitli sorunlarla karşılaşmış olan davacının bu sorunların üstesinden geldiğini, kendisinin izinli olduğu bir günde personel ile müşteri arasında sorun yaşandığını, bu sebeple kendisinin 15.07.2009 tarihinde merkeze çağırıldığını, burada imzalaması için üç adet savunmanın önüne koyulduğunu, davacının el yazısı ile kendi bilgilerini savunma olarak aktardığını, bu arada fesih belgesinin de önüne koyulduğunu, davalı işverenliğin bu kötü niyetli yaklaşımı neticesinde davacının savunma ve fesih belgesini imzalamadığını, ancak görev yaptığı mağazayı Menderes Çalışkan isimli kişiye devrettiğine ilişkin sayım ve devir tutanağı imzaladığını, bu belgenin imzasından sonra fesih yazısını imzalaması için baskı yapıldığını, buna rağmen davacı bu belgeyi imzalamayınca da bu durumu belirtir bir tutanağın düzenlendiğini, fesih sürecinde davacıya geçerli hiçbir sebebin bildirilmediğini belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının 14.01.2009 tarihinde mağaza müdür adayı olarak işe başladığını, dört aylık eğitimin ardından 01.04.2009 tarihinde Bostancı Mağazasına, mağaza sorumlusu olarak atandığını, Bostancı mağazasında beklentilerin karşılanamaması üzerine, daha küçük bir mağaza olması ve ayrıca yiyecek üretim Ar-Ge müdürü konumunda bir yöneticinin daha bulunması sebebiyle davacının Acıbadem mağazasına sorumlu olarak atandığını, çalıştığı süre boyunca yönetim sorumluluklarını yerine getiremediğini, işyerinde yaşanan sorunların önüne geçemediğini, bu durumun yapılan denetimler ve yaşanan olaylar sonucunda tespit edildiğini davacının kişisel yetersizliklerinden dolayı iş sözleşmesinin fesih edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının iş akdinin davranışları ve verimi ile ilgili sebeplerden dolayı fesih edildiği ve bu fesih öncesi savunmasının alınmadığı aynı gün savunma vermesinin istendiği bu savunmaları davacı imzalamadan kendisine fesih bildiriminin tebliğ edildiği ayrıca davacıya savunmasını hazırlaması için makul bir sürenin de verilmediği, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda, mağaza sorumlusu olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, yapılan denetimlerde işverenin prosedürlerine aykırı olarak vardiya şift listesi oluşturmaması, personeli gerekli vardiya düzenine göre çalıştırmaması, işyerinde satışı gerçekleştirilen ürünleri beklenen şekilde teşhir etmemesi, mağaza ve depoları hijyen kurallarına uygun tutmaması, son bir hafta içinde iki kez personelinin müşteri ile ve kendi aralarında müşteri önünde kavga etmeleri hususunu yönetime rapor etmemesi, aynı gece yönetsel zafiyetiniz nedeniyle mağazanızda bir müşterinin mağaza alt katında personel tarafından darp edilmesine kadar varan olay sonrasında disiplinin ortadan kalkması, marka değeri ile işverenin imajını zedeleyen tavır ve tutumları sebebiyle feshedilmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan belgelere göre davacı, işverenin Bostancı kahve dünyası işyerinde işe başlamış, niteliklerinin Bostancıda çalışmaya yeterli olmadığının anlaşılması üzerine daha küçük olan Acıbadem kahve dünyasına atanmıştır. Burada çeşitli tarihlerde yapılan denetimlerde mağazada satışa sunulan ürünlerin sergilenmesinde yaşanan aksaklıklar ve eksiklikler, işyerinde yürütülen işin gereği had safhada önem taşıyan hijyen kurallarına uyulmadığı, vardiya çizelgelerinin gerekli düzende tutulmadığı ve personelin buna uygun çalıştırılmadığı belirlenmiştir. Davacının çeşitli tarihlerde verdiği savunmalarında da bu aksamaların olduğu kabul edilmiş, bunun ürün ve personel eksikliğine dayalı olduğu ifade edilmiştir. Davalı tanık anlatımları ile de bu hususlar sabit olmuştur. Diğer taraftan belirtilen delillerden, davacının yöneticisi olduğu mağazada denetimde bir personelin işe gelmediğinin tespit edilmesi üzerine sorgulanan personelden işyerinde iki gün üst üste personel arasında kavga çıktığının öğrenildiği, aynı gece de üst yönetime gelen şikayetle öğrenilen gündüz mağazada olan bir müşterinin darp edilmesi olayının personelin tutuklanmasına kadar vardığı, yönetici olan ve kendi düzenlediği vardiya listesine göre orada olması gereken davacının görevi başında bulunmadığı, müşterinin darp olayını işverene bildirmediği de sabittir. Söz konusu eylemler, davacının yaptığı işin niteliği, müşteri memnuniyeti ve hijyenin işverence en önde gelen değerler olması karşısında, iş akışını olumsuz etkileyici mahiyettedir. Artık işverenden iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez. Fesih geçerli sebebe dayanmaktadır ve işe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde hatalı gerekçe ile kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 480,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/17713, K. 2012/11068, T. 24.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2011-17713-e-2012-11068-k-519e2bf97f79