Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/13268 E. 2012/5962 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13268
Karar No
2012/5962
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren iş sözleşmesinin davacının teklifi üzerine yapılan anlaşma üzerine feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, istifanın şarta bağlı olduğu ve yerleşmiş içtihatlara göre bu istifanın geçerli olmadığı, davalı tarafın gerek cevap dilekçelerinde ve gerekse davacıya gönderdiği ihtarnamelerde kıdem tazminatı ödendiğini kabul ettiği, yürürlükteki mevzuata göre istifa eden işçinin kıdem tazminatı alamayacağı, kıdem tazminatının ödenmiş olmasının iş akdinin davalı işveren tarafından feshedildiğini gösterdiği, bu durumda davalı iş verenin feshin geçerli nedene dayalı olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerektiği ve dosya kapsamına göre, fesih öncesi yaşanan olaylarla ilgili olarak disiplin yönünden gerekli ikazında yapıldığı, bu durumun feshi haklı kılacak boyutta olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir nedenle sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir. İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması nedeniyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması (makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez. Somut olayda, davalı işyerinde kasiyer olarak çalışan davacının özel sebepler nedeni ile işten ayrılmak istediğini ve kıdem tazminatının ödenmesini talep ettiği, davalı işverenin de iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma ile sona ermesi üzerine kıdem tazminatı tutarında miktarı davacıya ödediği sabittir. Davacının iş sözleşmesinin kendisinin talebi üzerine sonlandırıldığı, davacıya bir miktar tazminatta ödendiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı iş sözleşmesinin sonlandırılmasına yönelik talebinin irade fesadına uğradığını kanıtlayamadığından, taraflar arasında davacıdan gelen istek uyarınca iş sözleşmesinin ikale yoluyla sonlandırıldığının kabulü ile davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur. 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 130,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yatırılan temyiz harcının istek halinde kendisine iadesine, kesin olarak 29.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/13268, K. 2012/5962, T. 29.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2011-13268-e-2012-5962-k-0c7b894ad14b