Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2006/14175 E. 2006/13832 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2006/14175
- Karar No
- 2006/13832
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapunun beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin iptaline ilişkin davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... 05.05.2004 tarihli dilekçesiyle, ... (köyü) beldesi, 13600 m2 yüzölçümündeki 476 sayılı parselden ifraz yoluyla gelen, 3400 m2 yüzölçümündeki 850 ve 6887 m2 yüzölçümündeki 853 sayılı parsellerin tapuda adına kayıtlı olduğu, taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm bulunduğu halde, yasaya aykırı olarak yapılan 2/B madde uygulamasının ve beyanlar hanesine konulan 2/B şerhinin iptalini, taşınmazın kültür alanı olduğunun tesbitini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parsellerin beyanlar hanesinde bulunan, taşınmazın 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır şeklindeki şerhin iptaline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapunun beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin iptaline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1978-1980 tarihleri arasında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 1.12.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde bulunmaktadır. Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalarını uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenmişse de, yörede 1953 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında, çekişmeli 850 sayılı parselin geldiği 476 sayılı parselin, Şubat 1947 tarih ve 47 sıra numaralı tapu kaydı ile ... ve müşterekleri adına tespit edildiği, Orman Yönetiminin taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı, ... ve arkadaşlarının ise taşınmazın kendilerine ait tapu kayıtları kapsamında kaldı iddiası ile açtığı dava sonunda , çekişmeli 850 sayılı müfrez parselin geldiği 476 parsel sayılı 13600 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı saptanarak, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığından davalı ... adına ilişkin Tapulama Mahkemesinin 8.11.1967 gün ve 1954/3645-258 sayılı kararının Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, çekişmeli 6887 m2 yüzölçümündeki 853 sayılı parselin geldiği 473 sayılı parselin Şubat 1947 tarih ve 49 sıra numaralı tapu kaydı ile ... ve müşterekleri adına, 675 sayılı parsel ise 473 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tesbit edildiği, ... ve arkadaşları ile Orman Yönetiminin açtığı davaların birleştirildiği, ...ün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve tau kaydına tutunarak taşınmazların adlarına tescili iddiasıyla davaya katıldığı davaların birleştirildiği, 473 ve 675 sayılı parsellerin kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında, 473 sayılı parselin davalıların ve katılan gerçek kişinin tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı, 675 sayılı parsel tapu kaydı kapsamında kalmamakla birlikte davalı ve katılan gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davalı gerçek kişiler ile katılan gerçek kişi adına payları oranında tesciline ilişkin Tapulama Mahkemesinin 08.11.1967 gün ve 1954/3642-259 sayılı kararının Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, 473 ve 675 sayılı parsellerin birleştirilip sonra ifraz edildiği, müfrez parsellerden 853 sayılı parselin taksim ile davalı gerçek kişiye geçtiği sözü edilen Tapulama Mahkemesi kararlarının Orman Yönetimi ve Hazine'yi bağlayacak kesin hüküm olduğu, göz önünde bulundurularak, tapu kayıtlarının beyanlar hanesindeki “6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır” şerhlerinin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhin yukarıda sözü edilen mevcut kesin hükümler nedeniyle, taşınmazın mülkiyetine ilişkin bir şerh olmadığı gözetilmeden, davacı yararına nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının üçüncü bendinin kaldırılarak; bunun yerine üçüncü bend olarak “karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifelerine göre 350,00(üçyüzelliyenitürklirası) YTL maktu Avukatlık ücretinin davalı yönetimden alınarak davacıya verilmesine, cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar yasasının değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 19/10/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.