Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/94 E. 2025/7701 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/94
- Karar No
- 2025/7701
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/536 E., 2024/1232 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma ve Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/62 E., 2023/316 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat talebinin reddi, nafakaların miktarı, kişisel ilişki süresi ve ziynet alacağı davasının reddedilen kısmı yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi ve aleyhine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2.Davacı kadın dava ve cevaba cevap dilekçelerinde düğünden hemen sonra davalı erkeğin ve erkeğin abisinin, kadına takılan 1 adet 22 ayar set, 4 adet 25'er gram burma bilezik, 3 adet 20'şer gram bilezik, 9 adet 10'ar gam bilezik, 5 adet tam altın, 11 adet yarım altın, 45 adet çeyrek altın ve 1 adet künyeyi alıp bozdurduklarını, daha sonrasında ziynetlerin kendisine iade edilmediğini ileri sürerek ziynetlerin aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdire rayiç bedelin ödenmesini dava ve talep etmiş, davalı erkek cevap ve 2. cevap dilekçesiyle, kadına bu kadar miktar altın takılmadığı, kadın tarafının taktığı altınlara kadının anne ve ablasının el koyduğu, düğünden sonra, set ve bileklik hariç tüm bilezikler ile, tam, yarım ve çeyrek altınların bozdurularak 5 adet (her biri 22-23 gr ağırlığında) burma bilezik alındığı, bu 5 bilezik ve düğünde takılan 1 setin 2010 yılında bozdurularak ev alımında kullanıldığı savunmasında bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ilk kararı ile kadının ziynet alacağı davasının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, iddia ve savunmaların beraber değerlendirilmesiyle ispat yükünün davalı erkekte olduğu, dosya kapsamı ile ziynetlerin iade edilmemek şartıyla ve rıza ile davalıya verildiğinin ispatlanamadığı, erkeğin yemin deliline dayandığı ve erkeğe yemin teklif etme hakkının hatırlatılmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, kadının 5 bilezik ve 1 set yönünden yaptığı yemin üzerine davanın kısmen kabulüyle 1 adet 22... gram set takımı ile 5 adet 22 ayar tanesi 23 gram burma bileziğin kadına aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedelinin davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karar davacı kadın vekili tarafından reddedilen ziynetler yönünden istinaf edilmiş, davacı kadın vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, bu esastan ret kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davalı erkek cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde, kadının ailesi tarafından takılan takılara kadının anne ve ablası tarafından el konulduğunu savunmuştur. Bu savunmanın aksini iddia eden davacı ispat yükü altındadır. Kendi akrabaları tarafından takılan takıların ise (set ve bileklik hariç) düğünden hemen sonra bozdurularak 5 adet burma bilezik alındığı, bu bileziklerin ve 1 adet setin daha sonradan ev alımında kullanıldığı yönündeki erkeğin kabul beyanı, 6100 sayılı kanunun 187 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında ispatı gerekmeyen vakıa niteliğindedir. Ancak mahkemece erkeğin 5 burma bileziğe yönelik kabulünün hangi ziynetlerin bozdurulmasıyla alındığı araştırılmadan, talep dışı bir konuda yemin delili esas alınarak hüküm kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi’nin, kadının talepleri arasında bulunmayan 5 adet 23 gram burma bilezik hakkında hüküm kurması, 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine açıkça aykırıdır. Her ne kadar davalı erkek, düğünde takılan bir kısım altınların daha sonradan 5 burma bileziğe dönüştürüldüğünü kabul etmişse de, bu kabul beyanı 5 burma bilezik yönünden değil, 5 adet burma bileziğe kaynaklık eden ziynetler bakımından davanın kabulünü gerektirir. Kadının ailesi tarafından takılan ziynetlerin ise erkeğin uhdesinde kaldığı kadın tarafından ispatlanamamıştır. O halde mahkemece; kadının ailesi tarafından takılan takılar yönünden davanın reddine karar verilmesi, kadının ailesi tarafından takılanlar dışında kalan ziynet eşyaları yönünden ise CD kayıtları, fotoğraflar, bilirkişi raporu ve gerektiğinde tanıkların yeniden dinlenilmesiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek, kadının ailesi tarafından takılanlar dışındaki tüm ziynet eşyalarının belirlenip, belirlenen bu ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Hal böyle iken eksik inceleme, araştırma ve yetersiz gerekçe ile karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun "ziynet alacağı davasının reddedilen kısmı" yönünden esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının "ziynet alacağı davasının reddedilen kısmı" yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.