Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4004 E. 2025/2017 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4004
- Karar No
- 2025/2017
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1650 E., 2024/281 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Tirebolu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2021/477 E., 2023/380 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından erkeğin karşı ve birleşen davalarının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri ile erkek lehine hükmedilen tazminatlar yönünden; davalı- davacı erkek vekili tarafından ise, kadının asıl davasının kabulü, kusur belirlemesi, lehine hükmedilen tazminatların miktarı, velayet düzenlemesi ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davalarının ve birleşen erkeğin zina hukuki sebebine dayalı boşanma davasının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda asıl ve karşı dava yönünden erkek ağır, kadın az kusurlu kabul edilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına maddi ve manevi tazminata ve diğer fer'îlere, erkeğin zinaya dayalı birleşen davasının da zina yapan kadın tam kusurlu kabul edilerek kabulü ile tarafların zina nedeniyle boşanmalarına ve erkek yararına maddi ve manevi tazminata karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalarda kusurların birlikte değerlendirilmesi gerektiği, ayrı ayrı kusur belirlemesinin doğru olmadığı belirtilerek Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlara göre boşanmaya sebep olan olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu, erkek lehine hükmedilen tazminatların yeterli olduğu, kadın yararına tazminat ve yoksulluk nafakası koşullarının ise oluşmadığı gerekçesi ile erkeğin kusur belirlemesi ve aleyhine hükmedilen maddi - manevi tazminat ve yoksulluk nafakasına yönelik istinaf başvurularının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının kadın yönünden kurulan hükmün 2 ve 3 nolu bentleri ile erkek yönünden kurulan hükmün 5, 6 ve 7 nolu bentlerinin kaldırılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen muhafazasına, yerine asıl dava yönünden; tarafların kusur durumu dikkate alınarak kadının tazminat taleplerinin reddine, kadının nafaka taleplerinin kabulü ile, dava tarihinden geçerli olmak üzere birleşen davanın açıldığı 04.04.2022 tarihine kadar olmak üzere lehine aylık 1.000,00 TL tedbir nafakası hükmedilmesine, müşterek çocukların her biri için ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL tedbir nafakasının davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, bu nafakaların karar kesinleştikten müşterek çocuklar lehine ise iştirak nafakası olarak devamına, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, müşterek çocukların velayeti anneye verildiğinden, karşı davacının tüm nafaka taleplerinin reddine şeklinde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine, kadının tüm, erkeğin sair istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm taraf vekillerince yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Somut uyuşmazlıkta yapılan yargılama ve toplanan delillerden; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğe kusur olarak yüklenen sadakatsizlik vakıasının güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığı, fiziksel şiddet vakıasının ise süregelen nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar hep birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu olup eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Somut olayda erkek yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları koşulları oluşmamıştır. O halde erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi yönünden her iki taraf yararına, erkek lehine hükmedilen tazminatlar yönünden ise kadın yararına BOZULMASINA, 2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.