Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2010/13309 E. 2011/19347 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/13309
- Karar No
- 2011/19347
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.11.2011 günü duruşmalı temyiz eden davacı ... ... ile vekilleri Av. ... ile Av. ... geldiler.Karşı taraf ... gelmedi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikleTürk Medeni Kanununun 181. maddesi hükmüne dayalı olarak karar verilmiş olduğunun anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ve 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.22.11.2011 (Salı) KARŞI OY YAZISI 11.05.2004 tarihinde Beyoğlu 1. Aile Mahkemesince, davacının mirasbırakanı ... ile Moldova uyruklu davalının "anlaşmalı" boşanmalarına karar verilmiş, karar tebliği çıkarılmamış, ... 15.09.2009 tarihinde ölmüştür. Bu durumda evlilik boşanma ile değil, eşlerden kocanın ölümüyle sona ermiştir. Ölenin mirasçısı (kızı) Didem, sağ kalan eş aleyhine bağımsız olarak açtığı eldeki dava ile; hem Türk Medeni Kanununun 181/2. maddesine dayanarak, hem de mirasbırakanla davalı eşi arasında evliliğin devamı sırasında 1998 yılında Noterde resmi şekilde düzenlenen "Mal Ayrılığı Sözleşmesine" dayanarak, sağ kalan eşin mirasçı olamayacağının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece istek Türk Medeni Kanununun 181/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, reddedilmiştir. Verilen ret kararı, Türk Medeni Kanununun 181/2. maddesine dayanan tespit isteği bakımından doğrudur. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yersizdir. Ne var ki; mirasbırakanla eşi arasında evlilik birliğinin devamı sırasında 23.07.1998 tarihinde Noterde resmi şekilde düzenlenen "Mal Ayrılığı Sözleşmesi"nde "...taraflardan birinin vefatı halinde diğerininin, ölen eşin malları ve geliri üzerinde herhangi bir hak ve alacak talep etmeyeceğinin...." kararlaştırıldığı görülmektedir. Sözleşmedeki bu hükmün mirastan feragat niteliğinde olup olmadığı ve sağ kalan eşin bu sebeple mirasçılık sıfatını kaybedip etmeyeceği hususu, diğer bir ifade ile bu sözleşme gereğince davalının mirasçılık sıfatının bulunmadığının tespiti yönündeki istek, Türk Medeni Kanununun 528. maddesine dayanmakta olup, Aile Mahkemesinin görevi dışındadır (4787 s.K.md. 4/1). Öyleyse 23.07.1998 tarihli sözleşmeye dayanan tespit isteği yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekir. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum.