Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2013/9241 E. 2013/11130 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
18. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9241
Karar No
2013/11130
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; 1-Dairenin bozma kararından önce hükme esas alınan 03.07.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın tespit edilen m² değerine objektif artış uygulanmamış, bozma ilamında bu hususta herhangi bir bozma nedeni belirtilmemiştir. Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre bozma gerekleri yerine getirilmeli, bu bağlamda bozma kapsamı dışına çıkılmamalı ve bozmaya konu edilmeyerek davacı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözönünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle bozma sonrası hükme esas alınan 09.02.2011 havale tarihli raporda %25 oranında objektif artış uygulanmak suretiyle bulunan m² değeri üzerinden kamulaştırma bedelinin hesaplanması, 2-Dairenin bozma kararından önce hükme esas alınan 03.07.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın artan kısmında kamulaştırmadan dolayı değer kaybı olacağı belirtilerek hesaplama yapıldığı ve bozma ilamında bu hususta herhangi bir bozma yapılmadığı, bu hususun davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden bozma sonrası değer kaybı hesabı yapılmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması, Kabule göre de; 3-Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalılar adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken sadece fazla yatan bedelin davacı tarafa iadesine karar verilmesi, 4-Anayasanın kamulaştırmayı düzenleyen 46. maddesinde, devlet ve kamu tüzel kişilerinin kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmazların tamamını veya bir kısmını kamulaştırmaya yetkili oldukları belirtilmiştir. Bu düzenlemeye göre, kamulaştırma yapma yetkisine sahip kuruluşlar kamulaştırılan taşınmazın değerinin tam karşılığını malikine ödemek zorundadırlar. Öte yandan, 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası'nın 10. maddesinin sekizinci fıkrasına göre; hakimin, adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeline hükmetmeli ve taşınmaz malikinin eline geçecek bedelin kamulaştırılanın değerine uygun olup olmadığını gözetmesi gerekir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi somut olayda, mahkemece hükmolunan kamulaştırma bedeli, işin önemi ve niteliği, hükmolunan şeyin tahammülü dikkate alınarak idare yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, davacı idareye avukatlık ücreti verilmesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/9241, K. 2013/11130, T. 09.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-18-hukuk-dairesi-2013-9241-e-2013-11130-k-ffd1e9bea7e2