Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2012/3087 E. 2012/5249 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 18. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/3087
- Karar No
- 2012/5249
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava ve ıslah dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 21.653,58 TL alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili; birleşen dava ve ıslah dilekçesinde ise eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan borcun 8.868,79 TL'sinden borçlu olunmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde, davalılardan ...'nın 08.09.2006 tarihinde Askeri Liseden kendi isteğiyle ilişiğinin kesildiğini, davalıya eğitimi boyunca 18.525,67 TL masraf yapıldığını, davalının bu borcun 25,67 TL'sini 08.09.2006 tarihinde ödediğini, geriye kalan 18.500,00 TL alacağın sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş; 14.07.2008 havale tarihli ıslah dilekçesi ile de, 21.653,58 TL alacağın sarf tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir. Birleşen dava ve ıslah dilekçesinde ise; müvekkili ...'nın tahakkuk ettirilen 18.525,67 TL borcun 8.868,79 TL'sinden borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Alınan ek bilirkişi raporunda 30 Haziran 2010 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 6000 sayılı “Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 18. maddesiyle 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 115. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde yapılan değişiklik çerçevesinde personel ve amortisman giderleri düşülmek suretiyle asıl davada davalıların borçlu oldukları miktarlar ve birleşen davada davacının borçlu olmadığı miktar belirlenmiş, mahkemece asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, yükümlü adına yapılan masrafların sarf tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istemiş; alınan ek bilirkişi raporunda yapılan masrafın sarf tarihinden itibaren dava tarihine kadar olan faizi de hesaplanmış, mahkemece hesaplanan 9.298,38 TL asıl alacak ile 2012/3087-2012/5249 bunun dava tarihine kadar işlemiş olan 1.600,41 TL faizinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davacı vekilinin talebi de dikkate alınarak, asıl alacağın dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek olan faizine hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması, 2-Dosya içerisinde bulunan ve davalı ... tarafından yükümlünün Askeri Liseye girişi sırasında verilmiş olan kefalet senedinde “... ... tarafından … yüklenme senedindeki taahhütlerine aykırı hareket etmesi sebebi ile okulla ilişiğinin kesilmesi halinde, bu öğrenci adına tahakkuk edecek okul masrafını ve bu masrafların sarf tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar geçen süre içinde hesap edilecek kanuni faizi ile birlikte 26.807.454.000 lirayı geçmemek üzere müteselsil kefil ve müşterek borçlu sıfatıyla ödeyeceği” taahhüt edilmiştir. Bu durumda; davalı ...'nın hesaplanan asıl alacak ve dava tarihine kadar işlemiş faizi ile asıl alacağın dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek faizinden kefalet limiti olan 26.807.454.000 TL (26.807,45 YTL) ile sınırlı olmak üzere yükümlü ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna hükmetmek gerekirken, hükümde borçtan sorumluluğunun 10.898,79 TL olarak gösterilmiş olması, 3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesine göre (HUMK'nun 74.md.); Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, bu taleplerden fazlasına ya da başka bir şeye karar veremez. Birleşen dava ve ıslah dilekçesinde, tahakkuk ettirilen 18.525,67 TL borcun 8.868,79 TL'sinden davacı ...'nın borçlu olmadığının tespiti istenmiştir. Mahkemece alınan ek bilirkişi raporuna göre davacının tahakkuk ettirilen 18.525,67 TL borcun 9.227,29 TL'sinden borçlu olmadığı tespit edildiğine göre mahkemece taleple bağlı kalınarak davacı ...'nın 8.868,79 TL'den borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, talebin aşılması suretiyle 9.227,29 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olması, 4-Her iki dava dosyası yönünden, davalıların borçlu oldukları miktarlar ve davacının borçlu olmadığı miktar ve yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa hükümlerine göre yeniden belirlendiğinden; taraflar yararına hükmedilecek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin dava tarihindeki haklılık miktarlarına göre belirlenmesi gerekir. Bu sebeple; Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6000 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlüğe girmemiş olsaydı yükümlü ve kefilin borçları ve borçlu olmadıkları miktar bilirkişiye hesap ettirilerek red ve kabul oranına göre davada kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.