Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2010/2039 E. 2010/6584 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/2039
Karar No
2010/6584
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı, davalı şirkete ait aracın tek taraflı kazada ağır şekilde hasarlandığını, aracın pertinin uygun görülerek 37.750 TL araç bedelinin 13.05.2005 tarihinde sigortalıya ve rehin hakkı sahibi dava dışı şirkete ödendiğini, aracın hurdasının müvekkiline bırakıldığını, aracın satışı ve sovtaj geliri elde edilebilmesi için davalı tarafından müvekkiline verilen vekaletnamenin süreli olduğunu ve 29.03.2005 tarihinde süresinin dolduğunu, aracın satışı için gerekli vergi temiz kağıdının davalı tarafça 25.04.2005 tarihinde verildiğini,aracın 10.500 TL sovtaj bedeli karşılığında 3.şahsa ihale edildiğini, bu bedelin müvekkiline ödendiğini ancak davalı sigortalının yeniden vekalet vermekten kaçınması üzerine 10.500 TL'nın iade deildiğini, sözlü olarak davalıdan vekaletnamenin yenilenmesi istenildiği halde davalının bunu yerine getirmediğini, bu konuda gönderilen ihtarnameye de cevap verilmediğini belirterek 10.500 TL'nın 13.05.2005 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, sebepsiz zenginleşmeye dayanılarak açılan davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin aracın pert olması nedeniyle 37.750 TL araç bedelini davacıdan aldığını, aracın satışı için 29.03.2005 tarihine kadar geçerli vekaletnameyi davacıya verdiğini. Daha sonra davacı şirket yetkililerinin telefonla müvekkilini arayıp satış işlemleri yetişmediğinden süresiz vekaletname verilmesini talep etiğini, bunun üzerine müvekkilinin ilk vekaletnamenin dahi süresi bitmemişken 28.02.2005 tarihli vekaletin düzenlenip, davacı şirket elemanlarına teslim edildiğini, bu vekaletnamede noter çalışanlarının hatası sonucu bir başka aracın plaka bilgilerinin belirtildiğini, dava dilekçesinin tebliği ile müvekkilinin bunu farkettiğini, davacının bununla ilgili müvekkiline müracaatının olmadığını, müvekkilinin vekaletname vermekle sorun kalmadığı, konunun kapandığı düşüncesi ile başkaca araştırma yapmadığını, vekaletname vermenin çıkarlarına olduğunu, vekaletname vermekten imtina edilmediğini, davacının kötüniyetli olarak ödeme tarihinden 2 yıl sonra dava açarak haksız kazanç elde etmek istediğini, 13.07.2007 tarihli ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin adresinin değişmediğini, ihtarname tebliğ edilseydi yine satış için yeniden vekaletname düzenlenip davacı tarafa verileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 10.500 TL'nın 13.05.2005 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.1.2.maddesi gereğince "Aracın tam ziyana uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki gerçek değeri ödenir. Onarım masrafları sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar yada taşıt onarım kabul etmezbir hale gelirse taşıt tam ziya uğramış sayılır. Sigorta tazminatının ödenmesini müteakip araç ve aksamı sigortacının malı olur" hükmü öngörülmüştür. Yine Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.1.1.maddesinde sigorta ettirenin rizikronun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren 5 işgünü içinde keyfiyeti sigortacıya bildirme yükümlülüğü getirilmiş olup, B.3.3.1.maddesine göre de "sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tesbit edip sigortalıya bildirmek zorundadır" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yukarıdaki açıklamalara göre somut olaya baktığımızda, davacı şirkete ait, davalı ... şirketine kasko sigortalı aracın karıştığı kaza sonucu ağır şekilde hasarlandığı, aracın pertinin uygun bulunduğu, aracın hurdasının davacı sigortacıya bırakılarak 37.750 TL araç bedelinin davalıya ödendiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. İhtilaf, hurda aracın 3.kişilere satışı için tarafların üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmedikleri noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamına göre, davacı sigortacı 37.750 TL araç bedelini 13.5.2005 tarihinde davalı sigortalısına ödemiş; davalı sigortalı bu bedeli tahsil etmeden önce, davacı tarafa 29.12.2004 tarihinde noterde düzenlenen 29.3.2005 tarihi mesai saatine kadar geçerli süreli vekaletname ile hurda aracın satışı için yetki verecek edimini yerine getirmiştir. Kasko poliçesine istinaden, sigortalıya araç bedeli ödendiğine göre davalı sigortalının gerekli tüm belgeleri sigortacıya verdiği kabul edilmelidir. Ayrıca davacı tarafından noterden davalıya çekilen 13.7.2007 tarihli ihtarname davacı sigortacı tarafından verilen süreli vekaletnamede bildirilen 29.3.2005 tarihine kadar hurda aracın satış işlemini gerçekleştirememiş, bu nedenle noterden davalı sigortalıya 13.7.2007 tarihli ihtarnameyi göndererek hurda aracın satışı için yeniden süresiz vekaletname düzenleyip göndermesini talep etmiş, bu ihtarname de dahi davacı, davalıdan, vekaletname işteme yönünde iradesini beyan etmiş olup ihtarname davalı şirkete tebliğ edilmeden eldeki davayı açmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasında sürekli olarak vekaletname düzenlemeye hazır olduğunu beyan etmektedir. Bu durumda, dosya kapsamına göre de, davalı şirketin sorumluluğunu yerine getirdiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ambalaj Gıda Ürünleri Sanayi Tic.Ltd.Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı taraf yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı tarafa geri verilmesine 8.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/2039, K. 2010/6584, T. 29.12.2004, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-hukuk-dairesi-2010-2039-e-2010-6584-k-00c0b841a4f0