Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2008/3232 E. 2008/4609 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/3232
Karar No
2008/4609
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında kooperatif eski yöneticilerinin neden oldukları zararların tazminine ilişkin tazminat davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... vs. vekili Avukat ...geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların kooperatif kayıtlarını usulüne uygun tutmadıklarını, basiretli yönetici gibi davranmadıklarını, belgesiz ve yerinde olup olmadığı belli olmayan ödemeler yaptıklarını, bu suretle 63 kalemde 31.394.586.273 TL belirsiz ödemeler yaptıklarını ve ayrıca kaçak elektrik kullanımı nedeniyle 3.586.462.000 TL ceza ödenmesine neden olduklarını bu suretle kooperatifin zarara uğratıldığını ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 60.000.000.000-TL'nin temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar ve vekilleri, görevlerini yaptıklarını, usulsüz işlemlerin söz konusu olmadığı, hesap tetkik komisyonunun taraflı davrandığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Davalılardan ...’e tebligat yapılamamıştır. Mahkemece; davalı ... bakımından davanın HUMK'nın. 409. maddesince davanın açılmamış sayılmasına; diğer davalılar bakımından TTK.nın 336/5. maddesi gereğince tahkikat raporunda belirlenen zararların davalıların kasıt ve ihmallerinden kaynaklandığının ispatının davacı tarafa ait olduğu ve bunların ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; kararı, davacı vekili ile iki davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, kooperatif eski yöneticileri hakkında açılan sorumluluk davası olup, mahkemece davalıların kasıt ve ihmallerinin davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de; esasen davada ispat yükü yanlış değerlendirilmiştir. Oysa, davalı eski yöneticinin sorumluluğu, ispat külfeti ters çevrilmiş kusur sorumluluğudur. Kural olarak, yönetim kurulu üyeleri kooperatif adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulmazlar ise de; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde kusursuz olduklarını ispat etmedikçe yöneticiler uğranılan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. Bu bağlamda, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucu meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. Başka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu yönetim kurulu üyeleri için kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul etmiştir. (... ... İşletme ve Şirketler-s.1941, 1942, 1999) Bu açıklamalar çerçevesinde, somut olaya dönüldüğünde, imalat eksiklik ve hataları bakımından, ödemelerin yerinde olduğunun ispatı davalılara düşmekte olup, sorumluluk için ihmal dahi yeterlidir. Kredi faizi ödenmesi nedeniyle oluşan zarar bakımından, kredi alınması yönünde bir ihtiyaç olup olmadığı araştırılmamıştır. Bilirkişi raporu bu yönüyle eksiktir. Diğer yandan, yöneticilerin kişisel olarak verdikleri borçların bu yöneticilere geri ödenmesinin neye göre yapıldığı açıklanmamıştır. Mükerrer ödeme yapıldığı iddialarının aksinin ispatı da davalılara düşmektedir. Ayrıca, ödenen kaçak elektrik cezası bakımından, daha sonra istirdat davası açılmış ise de bu dava kooperatifin ihtirazi kayıt olmadan ödeme yapması nedeniyle reddedilmiştir. Anılan davada esasen, açık bir şekilde kaçak elektrik kullanılmadığı iddia edilmemiş, borcun neye göre hesaplandığının bilinemediği belirtilerek cezanın yeniden belirlenmesi istenmiştir. Bu nedenle, yalnızca davanın yeni kooperatif yönetimince temyiz edilmemiş olması davalıların sorumlu tutulmamasına gerekçe gösterilemez. Bu hususlardan başka, mahkemece alınan raporlarda belirtilen hususlara itibar edilmemiş, çelişkiler giderilmemiş, bunun gerekçesi de yeterince açıklanmamıştır. Mahkemece, son ek rapordaki olasılıklara, soyut gerekçeler eklemek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin temyizi bakımından ise; mahkemece alınan ilk bilirkişi heyeti raporunda, bu davalının 10 ay görev yaptığı, bu döneme ilişkin olarak 275.000.000 TL'den sorumlu olduğu belirtilmiş ise de; mahkeme kararında bundan hiç bahsedilmemiştir. Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, temyiz itirazları yukarıdaki nedenlerle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, diğer yönlerin ve davalı ... vekilinin temyizinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden tarafa iadesine, 24.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verild

Atıf: Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/3232, K. 2008/4609, T. 24.06.2008, www.arakarar.com/karar/yargitay-16-hukuk-dairesi-2008-3232-e-2008-4609-k-1cbbbb57100b