Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2007/1448 E. 2007/1111 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/1448
Karar No
2007/1111
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 224 parsel sayılı 57.700 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mütegayyip şahıstan Hazineye intikal etmesi ve zilyetlik nedeniyle davacı Hazine adına tespit edilmiştir. Davalı ...'ün itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek taşınmazın ... adına tesciline karar verilmiştir. Davacı Hazine, nizalı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, ... aleyhine açılan davanın kabulü ile nizalı taşınmazın tesbit gibi davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde yazılı miktar sınırlarının aşıldığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme usul ve yasaya uygun değildir. Kadastro Mahkemesince uyuşmazlığın, kadastro tespit günündeki hukuksal duruma göre ve kazanılmış haklar nazara alınarak çözümlenmesi zorunludur. Dava konusu taşınmazın kadastro tespiti 26.7.1956 tarihinde 5602 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre yapılmıştır. Sözü edilen yasa, zilyetlikten iktisap edilebilecek taşınmazların toplam miktarı hususunda bir sınırlama içermemektedir. Ancak sınırsız kazanımlar yönünden görülen sakınca üzerine 17.3.1954 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı Yasa'yla 5602 sayılı Yasa'nın 13.maddesinde değişiklik yapılarak belgesiz zilyetlikten mülk edinilebilecek taşınmazların miktarı beher taşınmazda 20 dönüm olarak sınırlandırılmış ve bu miktarı aşan taşınmaz iktisabında 10 yıl ve daha önceki tarihli vergi kaydının mevcudiyeti aranmıştır. 12.7.1966 tarihinde yürürlüğe giren 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 33.maddesi, her bir taşınmazda 20 dönüm olan miktar sınırını 100 dönüme çıkarmıştır. Hukukumuzda belgesiz zilyetlikten edinilebilecek taşınmazların toplam yüzölçümü hususunda ilk sınırlama 766 sayılı Yasa'nın 33.maddesini değiştiren ve 26.7.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1617 sayılı Kanun ile getirilmiştir. Bu değişiklikle beher taşınmazın 20 dönümlük miktarının belgesiz zilyetlikle edinilebileceği kabul edilmiş ancak bu yolla kazanılacak taşınmazların büyüklüğünün bir tapulama bölgesinde 50 dönümü geçemeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunla getirilen ek madde sözü edilen değişikliğin yasanın neşir ve ilan edildiği tarihe kadar açılmış bulunan davalarda uygulanamayacağı hükmüne amirdir. 09.10.1987 tarihinde .../. SH:2 2007/1448-1111 yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu ise belgesiz zilyetlikten mülk edinilebilecek taşınmazların miktarını aynı çalışma alanı içinde kuru toprakta 100, sulu toprakta 40 dönüm olarak belirlemiş, fazlası için 14.maddede yazılı belgelerin mevcudiyetini şart koşmuştur. Somut olayda, tespit gününde 5602 sayılı Yasa'nın 6335 sayılı Yasa ile değişik 13. maddesi yürürlükte olmakla birlikte yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 766 sayılı Yasa'nın 33.maddesi zilyet lehine hüküm içermekte olup anılan bu madde davalı taraf açısından kazanılmış hak oluşturmaktadır. Buna göre davalı tarafın belgesiz zilyetlikten her bir parça taşınmazda 100 dönüm miktarında mülk edinmesi mümkün bulunmaktadır. Mahkemece, lehe bulunan yasa hükümleri doğrultusunda karar verilmesi gerekirken 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde yazılı miktar sınırlamaları esas alınarak karar verilmesi isabetsizdir. Miktar sınırlaması yönünden davalı lehine olan 766 sayılı Yasa'nın 33.maddesinin 1617 sayılı Yasa'yla yapılan değişiklikten önceki hükümleri dikkate alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir iken yanlış değerlendirmeyle karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 5.4.2007 gününde oy birliği ile karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2007/1448, K. 2007/1111, T. 09.10.1987, www.arakarar.com/karar/yargitay-16-hukuk-dairesi-2007-1448-e-2007-1111-k-c2b9d0e2e265