Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2007/1050 E. 2007/901 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/1050
- Karar No
- 2007/901
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 168 ada 1 parsel sayılı 776.83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde harici satın alma ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda: davanın kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 406.90 metrekarelik kısmının davacı adına, bakiye (B) ile gösterilen 369.93 metrekarelik kısmın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı ve davalı tarafın çekişmeli parsel üzerinde zilyetliğinin olmadığı, davalı tarafından çekişmeli parselin davacıya bağışlandığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm delilleri sorulup celbedildikten sonra mahallinde keşif icra edilmeli ve keşifte davacı dayanağı 30.09.1993 tarihli zilyetlik devir senedi mümzileri tanık olarak dinlenmeli, taşınmazın kime satıldığı, zilyetliğinin kime devredildiği, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kesin olarak saptanmalıdır. Beyanlar arasında aykırılık var ise şimdiye kadar dinlenmiş tüm bilirkişi ve tanıklarla, bilgisine başvurulacak bilirkişi ve tanıklar arazi başında yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip bu aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile davalının sahibi olmadığı taşınmazı kızı davacıya hibe ettiğinin kabulü ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.3.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.