Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2006/2916 E. 2006/5120 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/2916
Karar No
2006/5120
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ve davacılardan ... ... ile aleyhine temyiz istenilen Tapu Kadastro Müdürlüğü vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 195 ve 224 parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş, ...'ın, kız kardeşlerinin paylarının olmadığına, taşınmazı amcalarından satın aldıklarına dair itirazı komisyonca kabul edilerek taşınmazların eşit hisselerle ... oğulları ..., ..., ... ve ... ... adına tesciline karar verilmiş ve 06.01.1992 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. 229 sayılı parsel ise satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve ... adlarına tespit edilmiş, ... ve ... ...'ın itirazları komisyonca reddedilmiş 04.12.1991 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. Davacılar, 14.06.2004 tarihinde murisleri ...'nın 1969 yılında tapu kaydı ile davalı ...'tan hisse satın aldığına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile ... ... tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesinin taraflar yönünden kesin hüküm niteliği taşıyan 2002/5 esas, 2003/36 sayılı ilamı ve 195, 224 ve 229 sayılı parsellerle ilgili komisyon kararının ...'ya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği nazara alınmak suretiyle hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, ... mirasçısı ... ...'ın tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- ... ... Mirasçısı ... ...'ın temyizine gelince; Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3.maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davaya konu 195 ve 224 sayılı parseller kadastro tespiti sırasında irsen intikal ve zilyetliğe dayanılarak ... ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... adına, davaya konu 229 parsel ise satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile ... ve ... ./... SH:2 2006/2916-5120 adına tespit edilmiştir. ... ve ... 'ın 229 sayılı parsele yaptıkları itirazlar komisyonca reddedilmiş, tespit maliklerinden ...'ın 195 ve 224 sayılı parsellere yaptığı itirazı inceleyen kadastro komisyonu 21.10.1991 tarih 1991/232 sayılı kararıyla tespitin iptaline ve taşınmazın tamamı 4 hisse itibar edilerek eşit hisseler halinde ... oğulları ..., ..., ... ve ... adlarına tesciline karar verilmiş, bu karar 6.1.1992 tarihinde kesinleştirilerek tapuya işlenmiştir. Komisyon kararı her ne kadar Kadastro Müdürü tarafından kesinleşme şerhi verilerek tapuya gönderilmiş ise de; gerçekte kararın usulüne uygun olarak kesinleştirildiğinden söz edilemez. Komisyon kararının kesinleşmesinden söz edebilmek için bu kararların ilgililere Tebliğat Kanunu ve Nizamname hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmesi gerekir. Oysa komisyon kararları davacının murisi ...'ye (229 parselin itirazcısı olup, itirazı reddedilmiş 195 ve 224 parsellerdeki hisseside komisyon kararı ile elinden alınmıştır.) usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiştir. ... ... adına çıkarılan tebligat hasım durumundaki kardeşi ... imzasına tebliğ edilmiştir. Olayda ... ile ... arasında menfaat çatışması olduğu açıktır. Menfaat çatışması olan kişiye yapılan tebligat geçerli değildir. Komisyon kararları ... ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğine göre kararın kesinleştiğinden söz edilemez. Karar ilgililere usulen tebliğ edilmeden Kadastro Müdürü'nün kesinleştirme şerhi koyup tutanak ve ekleri Tapu Sicil Müdürlüğüne göndermesi ve bu şerhe dayanılarak sicil oluşturulması hukuken hiç bir sonuç doğurmaz.Komisyon kararı taraflara usulen tebliğ edilmediğine göre komisyon kararının ve dolayısıyla tutanakların kesinleşmeside mümkün değildir. Kesinleşmeyen tutanaklara karşı açılan davalara Genel Hukuk Mahkemelerinde değil Kadastro Mahkemesinde bakılması gerekir. Bu itibarla mahkemece tutanakların kesinleşmediği, kesinleşmeyen tutanaklara karşı açılan davalara Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılamayacağı nazara alınarak mahkemenin görevsizliğine, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli Kadastro Mahkemesine tevdiine karar verilmesi gerekir. Görev hususu kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her safhasında re'sen nazara alınmalıdır. Mahkemece görev hususu nazara alınmadan işin esasına girilip yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 475.00YTL.vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, 4.7.2006 gününde oy birliği ile karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2006/2916, K. 2006/5120, T. 21.10.1991, www.arakarar.com/karar/yargitay-16-hukuk-dairesi-2006-2916-e-2006-5120-k-cd83d1c3894e