Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/14926 E. 2012/39484 K. – Kamu Kurum Ve

Konu: Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2011/14926
Karar No
2012/39484
Karar Tarihi
Konu
Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olaya gelince; Sanık ...'nin polis memuru olan diğer sanık ...'in üvey annesi olduğu, nüfus kaydından öz annesi ...'nın öldüğünün ve ...'nin babasının ikinci eşi olduğunun anlaşıldığı, dosya içerisindeki sanık ...'in görev yaptığı ... İl Emniyet Müdürlüğü, Çarşıbaşı İlçe Emniyet Amirliği ve Beşikdüzü İlçe Emineyet Müdürlüğünün yazıları ve eklerindeki evraklardan tedavi yardım beyannamesinde üvey annesi ...'u annesi olarak gösterdiği ve ... adına 21.03.2003 tarihli sağlık karnesi çıkarttığı, ... un bu sağlık karnesinden 31 adet reçete kullandığı ve karnenin 19.11.2007 tarihinde geri alınarak iptal edildiği, Beşikdüzü ilçe Emniyet Müdürlüğü kayıtları ile Çarşıbaşı ilçe emniyet amirliğinden gelen inceleme kayıtları birleştirilerek ... adına yasal faizi ile birlikte toplam, 1,321.84 YTL olarak sağlık gideri harcamasının tespit edildiği, Türk Medeni Kanunu'nun 18. maddesinin " eşlerden biri ile, diğer eşin kan hısımları aynı tür dereceden kayın hısımları olur" şeklinde 322. maddesinin "ana, baba ve çocuk ailenin huzur ve bütünlüğünün gerektirdiği şekilde birbirlerine yardım etmek, saygı ve anlayış göstermek ve aile onurunu gözetmekle yükümlüdürler" şeklinde düzenlendiği, bununla birlikte 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun hastalık ve analık sigortası başlıklı 188.maddesinde ve 11.08.1973 tarih, 14622 sayılı resmi gazetede yayınlanan Devlet Memurlarının tedavi yardımı ve cenaze giderleri yönetmeliğinin 3.maddesinde tedavi yardımı ve gerekli sosyal sigortadan yararlanacak kişiler içerisinde "ana" sayıldığı, öz veya üvey ayırımı yapılmadığı tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde olayda sanıkların suç işleme iradesini gösteren hileli bir davranışları bulunmadığı gibi, suçun manevi unsuru olan suç işleme kastı da bulunmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 19.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/14926, K. 2012/39484, T. 19.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2011-14926-e-2012-39484-k-62055fa7b389