Yargıtay · 14. Hukuk Dairesi
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2007/6868 E. 2007/7253 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/6868
- Karar No
- 2007/7253
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.3.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, hükmü davacılar temyiz etmiştir. İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı işlemin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın inanılan tarafından kullanılma, yönetilme ve inanana iade şartlarını içeren borçlandırıcı bir işlemdir. 5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi; inanç sözleşmesi, inanılana bir hakkın kullanılmasında davranışlarını, inananın tespit ettiği amaca uydurmak borcunu yükler. Diğer bir anlatımla; inanan inanılan namına yapılacak bir işlemden sonra, taşınmazın mülkiyetini ona (inanana) geçirme yükümlülüğü altına girmiştir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir. İnanç sözleşmesi anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delil ile kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Somut olayda, inanılan tarafından imzalanan imza ve içeriğine itirazı olmayan 11.11.1988 günlü “taahhütname” başlıklı yazılı belgede inanılan 249 parselin imar uygulaması parselasyon planında 16 numaralı parsel olarak gösterilen 250 metrekarelik kısmı uygulama sonucunda davacılar miras bırakanına iadeyi kabul etmiş, aynı konuda ... mirasçılarına gönderdiği 23.2.2000 günlü ihtarnamede inanç ilişkisini kabul edip taahhütnamedeki beyanının tekrar ederek davacı mirasçılarını tapuda işlem yapmaya davet etmiştir. Gerek az önce sözü edilen 11.11.1988 günlü taahhütname metni ve gerekse 23.2.2000 günlü ihtarname içeriği birlikte değerlendirildiğinde davacıların miras bırakanı ... ile davalılar miras bırakanı ... arasındaki 9.11.1988 günlü satış işleminin gerçekte inançlı işlem olduğu, davacıların iddialarını yazılı delille kanıtladıkları sonucuna ulaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacıların ıslah beyanı da gözetilerek 11.11.1988 günlü taahhütname ekindeki kroki dikkate alınarak parselasyon planındaki 250 metrekare yüzölçümlü 7539 ada 3 parselin paylarına göre davacılar adına tescili gerekir. Mahkemece yukarıdan beri açıklanan hususlar göz ardı edilerek davanın vasıflandırılmasında yanılgıya düşülüp davanın tapulu bir taşınmazın tapu dışı satışına ilişkinmiş gibi algılanmak suretiyle istem red olunduğundan karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.6.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.