Yargıtay · 14. Hukuk Dairesi
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2006/14690 E. 2007/461 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2006/14690
- Karar No
- 2007/461
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 1.2.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının reddine, tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 7.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili ve davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yükleniciden temellük edilen kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise satış bedelinin istirdatı istemlerine ilişkindir. Mahkemece, tescil isteminin reddine, ödenen satış bedeli 10 milyar liranın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmü taraflar temyiz etmiştir. 1-Davalılardan ... ile ... arasında biçimine uygun düzenlenen 18.3.1996 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşmenin 6.maddesindeki hükme göre yüklenicinin binayı temel üstü ruhsatının alınmasından 18 ay sonra ve iskanı alınması koşuluyla teslimi gerekmektedir. Ne var ki; 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin tescili istemi ile açılan aynı yer 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/255 esasına kayıtlı dava sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 29.5.2003 günlü raporda inşaatın ancak %74 fiziki seviyeye getirildiği saptanmıştır. Bu hali ile arsa payı devri inşaat yapım sözleşmesinin yüklenicisi olan davalı ...’in sözleşmedeki edimini yerine getirdiğinden dolayısıyla arsa sahibi olan diğer davalı ...’den eser bedeli olan arsa payını istemeye hak kazandığından söz edilemez. Yüklenicinin kazanmadığı bir hakkı alacağın temliki sureti ile davacıya temlik etmesi de üçüncü kişi olan davacıya mülkiyet hakkı talep yetkisi vermeyeceğinden mahkemenin bu olguları saptanmak suretiyle davacının tescil istemini reddedilmesinde yasaya aykırılık yoktur. Ancak; Davacı akiti olan yükleniciden sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak satış bedeli olarak ödediğini faizi ile birlikte isteyebilir. Dava dilekçesinde satış bedelinin faizi ile birlikte tahsili talep edildiği halde istek konusu faiz alacağı hakkında olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru olmamıştır. 2- Davacının dayanak yaptığı “Satış Sözleşmesi” başlıklı 13.12.2000 günlü sözleşmenin tarafları davacı, dava dışı Hakan ve yüklenici ...’tir. Bu sözleşme ile yüklenici arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca kendisine bırakılması kararlaştırılan binadaki 1 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin davacıya satışını yapmış, bedelini tahsil ettiği de sözleşmeye yazılmıştır. 30.9.1988 tarih ve 2/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bu satış kural olarak geçersiz olmakla birlikte Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına dair ise ve taraflar borçlarını eda etmişlerse geçersizliğini savunmak Türk Medeni Kanunun 2.maddesindeki dürüst davranma kurallarına uygun düşmeyeceğinden hüküm ve sonuç meydana getirir. Esasen burada yüklenicinin arsa sahibinden hak kazandığı şahsi hakkın temliki söz konusu olduğundan Borçlar Kanunun 163.maddesi hükmünce satışın yazılı olarak yapılması yeterli ve geçerlidir. Mahkemece karar gerekçesinde davacı ile davalı yüklenici arasındaki adi yazılı satışın biçim koşuluna uyulmadığından söz edilerek geçersiz kabul edilmesinde isabet yoktur. Ne var ki, yukarıdaki bölümde sözü edildiği üzere inşaatın getirildiği fiziki seviye davacıya mülkiyetin naklini isteme hakkı vermez. Yine az önce söylendiği gibi, 13.12.2000 tarihli sözleşmenin tarafları arasında arsa sahibi davalı ... ile kayıt maliki durumundaki diğer davalı ... bulunmadığından bu kişiler davacıya iadesi gerekli satış bedeli ile sorumlu tutulamaz. Mahkemenin bu yönü gözden kaçırılarak istirdatını hüküm altına aldığı bedelden sadece yüklenici davalı ...’i sorumlu tutmakla yetinilmesi yerine sözleşmede taraf olmayan davalılar ... ve ...’yide bedelden sorumlu olacak şekilde hüküm kurması yasaya aykırı olmuştur. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı, 2. bentte yazılan nedenlerle de davalılardan ... ve ... yararına BOZULMASINA, 2.bentte yazılı nedenlerle davalı yüklenici Sai’tin temyiz itirazlarının reddine, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 23.1.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.