Yargıtay · 14. Hukuk Dairesi

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2006/13987 E. 2007/883 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/13987
Karar No
2007/883
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 6.8.2003 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil, .... ve arkadaşları vekili tarafından ...'ın aleyhine 12.9.2003 günlü dilekçe ile meni müdahale ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ...'ın tescil isteminin reddine, ... ve arkadaşlarının kal isteminin reddine, meni müdahale talebinin kabulüne dair verilen 29.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, başlangıçta babası ve bayii ...ile öteki hissedarları adına kayıtlı taşınmaza ...tarafından bina inşa edilerek kendisine satıldığını, ancak daha sonra tapu kaydının iptal edilmesi nedeniyle iyi niyetle yapılmış olan binanın davalılara ait tapu kapsamında kaldığını iddia ederek, davalılara ait 3 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydının Medeni Kanunun 650. (yeni M.K. m.724) maddesi uyarınca iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davacıya ait tapu kaydının yolsuz tescil nedeniyle iptal edildiğini savunarak tescil davasının reddini istemişler ve karşı dava yoluyla da davalının 3 parsel sayılı taşınmaza vaki müdahalesinin men'i ile davalıya ait binanın kal'ini talep etmişlerdir. Mahkeme davacı ...'ın tapu iptali tescil davasının arsa değeri bina değerinden fazla olduğundan reddine, ancak binayı iyi niyetle yaptığının anlaşıldığı gerekçesiyle, karşı dava yönünden; dava konusu yapının değeri olan 48.579.00 YTL'nin karşı davacılar tarafından davalı ...'a ödenmesi halinde karşı davalı ...'ın taşınmaza elatmasının önlenmesine, kal talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Asıl dava Medeni Kanunun 650. (yeni M.K.724) maddesi uyarınca tapu iptali tescil, birleşen dava men'i müdahale ve kal istemine ilişkindir. 1- Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir. 2- Davalının temyiz itirazlarına gelince; Medeni Kanunun 650.maddesinin uygulanabilmesi için olayda iki unsurun birarada bulunması zorunludur. Bunlardan birincisinin binanın değerininin, işgal ettiği arazinin ve zorunlu kullanım alanının değerinden açıkça fazla olması, ikincisi ise yapı sahibinin iyi niyetli bulunmasıdır. Burada "iyi niyet" kavramından kasıt; yapı sahibinin binayı yaparken ya arazinin kendisine ait olduğu ya da ilerde mülkiyetin kesin olarak kendisine devredileceği inancı ile hareket etmiş olmalıdır. Denizli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.4.1985 gün ve 1973/265 esas, 1985/219 karar sayılı ilamı ile eldeki davanın konusunu teşkil eden 3 sayılı parselin geldisi olan 494 ada 17 parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi Bedriye Kuyumcu adına tesciline karar verilmiştir. Bu karar henüz kesinleşmeden, Denizli 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin (Kadastro) 15.12.1977 gün, 1974/20 esas, 1977/710 karar sayılı ilamı ile 494 ada 11 parsel sayılı taşınmazın da payları belirtilmek suretiyle ... ....,..., ...ve ...adlarına tesciline karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Ancak, hüküm fıkrasında yanlışlıkla tescile konu parselin "11" yerine "17" yazıldığı sonradan farkedilmiş ve talep üzerine ilamın alt kısmına "işbu hükümdeki 494 ada 17 parsel olmayıp 494 ada 11 parsel olduğu tasdik olunur" şerhi yazılmış ve yetkililerce onaylanmıştır. 1974/20 esas nolu ilamın hak sahipleri ilamı infaz ettirmişler 494 ada 11 nolu parsel 2.7.1979 gün ve 3955 yevmiye numaralı işlemle ... ...,, ...., ....,..., ..., ... ve ...adlarına tescil edilmiştir. Aynı kişiler bununla yetinmeyerek aynı ilamın "işbu hükümdeki 494 ada 17 parsel olmayıp 494 ada 11 parsel olduğu tasdik olunur" şerhi bulunmayan, fakat kesinleşme şerhini ihtiva eden bir örneğini tapuda yeniden infaz ettirerek, bu kez de 494 ada 17 parselin 13.11.1979 gün, 6846 yevmiye numaralı işlemle adlarına tescilini sağlamışlardır. 494 ada 17 parsel bilahare imar uygulaması ve taksim sonucunda başka parsellere revizyon görmüştür. Dava konusu 167 ada 3 parsel de revizyon gören bu parsellerden birisidir. Başlangıçta 3 parsel sayılı dava konusu taşınmazı sözü edilen 6 kişi adına kayıtlı iken tamamı 27.10.1982 tarih 6224 yevmiye numaralı işlemle ...adına tescil edilmiş, 6.2.1995 tarih 4950 yevmiye numaralı işlemle de 8/15 hissesi davacı ...'a satılmıştır. Bilahare uzun bir mahkeme safahatı sonunda 494 ada 17 sayılı kadastro parselinin imar uygulaması ve taksim suretiyle oluşan parsellere ilişkin tapu kayıtlarının yolsuz tescil suretiyle iptaline, verasete iştirak şeklinde Bedriye Kuyumcu mirascısı olan davalılar adına tesciline karar verilmiştir. Keza Denizli Kadastro Mahkemesinin 15.12.1994 tarih 1994/ 17 esas, 1994/22 karar sayılı ilamıyla da, 494 ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki ve bunun gittilerindeki payı "yolsuz tescil" olduğu için iptal edilen ...'den hisse satın alan ...'ın ...'in kızı olduğu, yolsuz tescili bildiği veya bilmesi gerektiği, dolayısıyla Medeni Kanununun 931.maddesi gereğince iyi niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle ...'ın 3 sayılı parsel tapusundaki 8/15 hissesinin iptali ile Bedriye Kuyumcu mirasçısı davacılar adına verasete iştirak şeklinde tapuya tesciline karar verilmiş ve kesinleşmiştir. Tüm bu açıklamalar karşısında temliken tescil isteyen ...'ın iyi niyetli kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, temliken tescile ilişkin davanın arsa değerinin bina değerinden fazla olması nedeniyle reddedilmesine dair karar sonucu itibariyle doğrudur. Ne varki, mahkeme birleşen davadaki kal talebini reddetmiş, davalı ...'ın müdahalesinin önlenmesine ilişkin kararı ise, binanın bilirkişi tarafından tesbit edilen tüm değeri olan 48.579.00 YTL'nin davacılar tarafından davalı ...'a ödenmesi şartına bağlamıştır. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi davacının bayii babası ... iyiniyetli sayılmıyacağından onun kötü niyetli olduğunu bilen ...'de kötüniyetli sayılacağından yapı nedeniyle ona ödenecek tazminat yapının yapıldığı tarihteki asgari levazım bedelini geçemiyecektir. (Türk Medeni Kanunun 723/3) Mahkemece yasanın öngördüğü bu kural gözden kaçılarak yapı sahibi ... için yapının tüm bedeline hak kazanacak şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı olmuştur. SONUÇ: Yukarıda 1.bendde açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2.bend gereği hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harçların iadesine, 5.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/13987, K. 2007/883, T. 15.12.1994, www.arakarar.com/karar/yargitay-14-hukuk-dairesi-2006-13987-e-2007-883-k-4d27df3728ca