Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/977 E. 2025/6808 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/977
- Karar No
- 2025/6808
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/611 Esas, 2024/1612 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/448 E., 2021/607 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tekstil alanında tanınmış bir firma olduğunu, ürettiği özgün tasarımlarını 30'dan fazla ülkeye ihraç ettiğini, davalı ... firmasının bayan abiye giyim imalat ve toptan satış işi yaptığını, diğer davalı ... 'nun ise bayan abiye giyim mağazası özel günler elbise modellerinin satışını yaptığını, davalıların müvekkili ile aynı işleri yaptığını, müşteri potansiyellerinin aynı olduğunu, kendilerine ait tasarımlar yapmak yerine müvekkilinin tasarımlarını üreterek taklitlerini sattıklarını, bu yolla da haksız kazanç elde ettiklerini, davalıların müvekkilinin tasarım haklarına tecavüz ettiklerini, bu hususa yönelik İstanbul 3. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/31 D. İş sayılı dosyasından aldıkları tespit raporunun bulunduğunu, bu raporda davalı ... işyerinde yapılan tespitte iltibas yaratacak ürünlerin bulunmadığına yönelik rapor sunulduğunu, fakat Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/18 D. İş sayılı tespit dosyasında 22/03/2017 tarihinde yapılan keşifte müvekkili kataloğunda yer alan ürünlerin bulunduğuna yönelik rapor sunulduğunu, yine ....nun ... bu malları sattığına ilişkin faturaların bulunduğunu ileri sürerek davalıların taklit ettikleri ürünlere yönelik broşür, katalog ve internet sitesi tanıtımlarının kaldırılmasını, müvekkilinin zararlarının tespiti ile belirlenecek tutarın ıslah edilmek üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, tespit edilecek sair adreslerdeki ürünlere el konulmasına ve toplanmasına dair tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacı şirketin hukuka aykırı olarak elinde bir belge olmadan müvekkili şirkete sözde tespit adı altında gelerek delil oluşturmaya çalıştığını, söz konusu tespit sonucu hazırlanan raporu müvekkillerinin kabul etmediğini, satılan ürünlerin incelenmesi halinde ürünlerin benzer olmadığının görüleceğini, müvekkilinin rekabet ettiği firmaların farklı olduğunu, yurt içi çalıştıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54. ve devamı maddelerine göre etkin, yoğun ve kasti olarak davacı ile rekabete meydan verecek ve rekabet ortamını bozacak eylemli, etkin ve sürdürülmüş bir faaliyet içerisinde olduklarına dair dosyada bilgi ve belge yer almadığı, davacı iddialarını doğrular nitelikte bir bulguya rastlanmadığından davacının beyan ve iddialarının yerinde olmadığı dolayısıyla davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme gerekçesinde belirtilen sebepler ile mevcut delil durumu itibariyle haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, davacı tarafından iş bu davada 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca davacının tasarım hakkına tecavüz iddiası ile söz konusu Kanun kapsamında koruma talebinde bulunulmadığı gibi bu hususta değerlendirme görevinin de Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmadığı dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalıların haksız rekabetinin tespiti ve men'i ile durdurulması, haksız rekabetlerinin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabetlerin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası ve maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi