Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2066 E. 2025/6661 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2066
- Karar No
- 2025/6661
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2179 Esas, 2025/159 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/353 E., 2022/268 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “..." ve “....” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının 2020/76193 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna karşı müvekkilinin markalarının tanınmışlığı, gerçek hak sahipliği ve kötüniyete dayalı olarak yaptığı itirazın nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararı ile reddedildiğini, markaların iltibas yaratacak derecede benzer olduklarını, aynı/benzer/türdeş emtialarda kullanılacağını, her iki tarafın da kebapçılık ve restoran işletmeciliği alanında faaliyet göstermesinin iltibas tehlikesini arttırdığını ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru markası ile davacının itiraz gerekçesi markalarının görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları genel izlenim itibarıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında karıştırılabilecek ölçüde benzer olmadıkları, başvuru kapsamındaki malların hitap ettiği ortalama tüketiciler açısından, belirtilen markalar arasında ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalının başvurusunun kötüniyetli bir başvuru olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ".... NAM OLSUN KAR OLMASIN+ şekil", "....", "..." ibareli markaları ile dava konusu "DÜRÜMCÜ ..." ibareli başvuru arasında ortak olarak bulunan “...” ibaresinin yurdumuzda yaygın kullanılan bir erkek ismi olduğu, ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, davacının da bu ibarenin zayıf ayırt ediciliğini öngörmesinin ve aynı ibarenin başka sözcüklerin ilavesiyle farklı kişilerce marka olarak kullanılmasına katlanması gerektiği, başvuruda yer alan diğer unsurlarla davacı markalarına nazaran yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, tarafların markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.