Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/3642 E. 2013/20364 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/3642
- Karar No
- 2013/20364
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.09.2012 tarih ve 2010/181-2012/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin kökenin 1963 yılında kurulan ...Alüminyum San. ve Tic. A.Ş. olup, unvan değişiklikleri ile bugünkü halini aldığını ve alanında Türkiye'nin en büyük entegre kuruluşu olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin TPE nezdinde tescilli “ALURAD”, "SOLARTEK" ve “FENTEK” markalarına, bu markaların tanınmışlığından istifade ederek, haksız rekabet ve iltibas yaratacak ve aynı zamanda marka tecavüzü teşkil edecek şekilde, aynı tip ürünler üzerinde kasıtlı ve kötüniyetli kullanımlarda bulunduğunu, davalının “FENTEK” markasını kendi adına tescil ettirdiğini, açılan dava sonucunda davalıya ait 2003/0277 tescil no'lu markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı şirketin bu kez ticaret unvanını “FENTEK” olarak değiştirdiğini, davalı şirketin “www.aluradyator.com.” ile “www.aluradsolartek.com.” alan adları alarak web sitelerinde müvekkili şirkete ait tescilli marka haklarına tecavüzde bulunduğunun tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, her iki alan adının davalı şirketin ticari faaliyetini sürdürdüğü şirketin adresi ile aynı adres olarak gösterildiğini ve diğer davalı tarafından tescil edildiğini, bu kişinin de davalı şirketin ortağı ve şirketin yetkili müdürü olduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesi ile markaların davalıların işletmesinde tanıtım gereçleri, levha, katalog, broşür, iş evraklarından kaldırılmasına, ”FENTEK” ibaresinin davalının ticaret unvanından çıkartılmasına, ticaret sicilinden terkinine, "www.aluradyator.com", “www.aluradsolartek.com.” alan adlarının terkinine, mahkeme kararının ilanına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminat ile 15.000 TL itibar tazminatının reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkili şirketin, davacı şirketle çok eski zamandan beri iş yapan ve bu şirketin bayiliği ile uğraşan bir şirket olup, diğer müvekkilinin ise şirketten yakın zamanda hisse satın alan, şirketin yetkilisi olduğunu, şirket unvanının taraflar arasındaki bayilik ilişkisi devam ederken, aradaki iyiniyet ve işbirliğinin devamı düşüncesi ile davacının icazeti ile değiştirildiğini, internet sitesi alan adlarının da aynı şekilde davacının icazeti ve hatta teşviki ve diğer davalı müvekkili vasıtası ile müvekkili şirket tarafından alındığını ancak, sitelerin kullanılmadığını, bu nedenle site kullanımından kaynaklanan bir ihlalin söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bozulması, ”FENTEK” markasının davacı tarafından tescil edilmesi ve buna ilişkin davanın sonuçlanması ile müvekkili şirketin ticaret unvanını değiştirdiğini, müvekkili şirketin sadece davacı şirketin bayiliğini yapmış olup, davacının bilgisi ve rızası dışında onun ürünlerini hiçbir zaman satmadığını, müvekkili şirketçe marka hakkının ihlali yoluyla elde edilmiş bir gelir yahut davacı aleyhine itibar ve gelir kaybı yaratacak bir eylem gerçekleştirilmediğini ve diğer müvekkilinin, müvekkili şirketin temsilcisi olup, şahsı adına gerçekleştirdiği bir eylem söz konusu olmaması nedeniyle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın müvekkili ... yönünden husumetten ve her biri müvekkili yönünden de esastan reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin tescilli markalarının esas unsurlarını içeren “www.aluradsolartek.com” ve “www.aluradradyator.com” alan adlarını davalının kendi adına kaydettirmesi konusunda davacının bir izni ya da rızası bulunduğuna ilişkin dosyada kanıt bulunmadığı, “FENTEK”, ”ALURAD”, ”SOLARTEK” markalarını kullanma hakkının marka sahibi davacıya ait olup, bu markaların internet ortamında alan adı, anahtar sözcük, metatag vb. tanıtıcı işaretler olarak kullanılmasının davacının tekelci hakları kapsamında olduğunu ve davacının MarkKHK 9. md. kapsamında marka hakkına dayalı olarak bunu engelleyebileceği, davalı şirketin ticaret unvanını “FENTEK” olarak kaydettirip, 18.01.2011 tarihinde unvanını ”KONERJİ” olarak değiştirdiği ancak, davanın açıldığı tarih itibariyle “FENTEK” ibaresi davalı tarafından kullanıldığı için davacının unvan terkini isteme bakımından haklı sebepleri ve hukuki yararı olduğu, davalılardan ...’ın söz konusu alan adlarını bayiliğini yaptığı davacıya ait markaları bilmesine rağmen kaydettirmesinin iyi niyetle bağdaşmadığı, davacının bu alan adlarının, tahsislerinin düzeltilmesi konusunda yetkili olan WIPO nezdindeki panellere başvurması ve bu konuda hakem davası sonucu haklılığını ispatlaması nedeniyle oluşan zararlarının da fiili zarar kapsamında olduğu ve maddi tazminata eklenmesi gerektiği, davalıların birbirleri ile şirket ortağı ve temsilci ilişkisi içinde olmaları ve durumu gayet iyi bilmeleri nedeniyle eylemden sorumlu oldukları, davacının unvan kullanımından doğan zararının 4.611,61 TL, ”Alurad” alan adının kullanımından doğan zararının 2.363,94 TL, “Solartek” alan adının kullanımından doğan zararının 2.226,91 TL ve WIPO’daki panel davası giderlerinin 3.665,16 TL olup, yoksun kalınan kâr toplamının 12.867,62 TL olarak hesaplandığı, dava dilekçesinde fazla hakların saklı tutularak 10.000 TL talep edilmesi nedeniyle HMK’nın 26. maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu, her ne kadar davacı, davalının markaya tecavüz eylemlerine bağlı olarak itibar tazminatı da talep etmiş ise de, davalının tecavüz eyleminden dolayı, davacı yanın itibar zararına uğradığının kanıtlanamadığı, varsayıma dayalı olarak bir tazminat hesabı yapılmasının mümkün olmadığı ve davalıların sosyal ve ekonomik durumu, marka tecavüzü eylemlerinin niteliği ve sonuçları dikkate alınarak, 10.000 TL manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı tarafın, dava dilekçesinde dava konusu yapmayıp, yargılama sırasında ileri sürdüğü, WIPO nezdinde açılan panel davası için yapılan başvuru masrafı, vekalet ücreti ve sair masrafların da hükme bağlanmasına yönelik talebine, davalı tarafın karşı çıkmasına ve bu konuda usulüne uygun olarak yapılmış bir ıslah olmamasına rağmen, mahkemece bu talebe ilişkin de hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.