Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/10139 E. 2013/14411 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10139
Karar No
2013/14411
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 08.12.2011 tarih ve 2009/553-2011/1163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalı ...'e 13.08.1998 tarihli tüketici kredisi sözleşmesi ile 1.500 TL, 02.10.1998 tarihli kredili mevduat sözleşmesi ile 2.500 TL kredi açıldığını, davalı ...'nın kredili mevduat sözleşmesini, diğer davalıların ise tüketici kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, davalılar kredi borçlarını ödemediklerinden hesabın kat edildiğini, ileri sürerek kredili mevduat sözleşmesinden kaynaklanan 68.958,57 TL'nin Zehra ve Fatma'dan, tüketici kredisinden kaynaklanan 25.904, 96 TL'nin Zehra ve davalı şirket ile davalılar Serdar ve Ramazan'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin kredi sözleşmesine taraf olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket ve Davalı ...'e dava dilekçesi tebliğ edilememiş, diğer davalılara ise dava dilekçesi tebliğ edilmiş, ancak davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 4077 sayılı Yasa'ca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, uyuşmazlığa genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılıp sonuçlandırılmasının yasal zorunluluk olduğu, gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemelerinin görevsizliğine, istek halinde dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 02.10.1998 tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebi yönünden verilen görevsizlik kararında isabetsizlik olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (1) ve (2) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak; dava, kredi borcundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde 13.08.1998 tarihli ve 02.10.1998 tarihli iki adet kredi sözleşmesine dayanılmıştır. Dayanılan sözleşmelerden 13.08.1998 tarihli olanın 1. maddesinde tüketici kredisi açılması için anlaşmaya varıldığı belirtilmiştir. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10. maddesinde tüketici kredilerine ilişkin düzenleme yapılmış, 23. maddede ise bu kanunun uygulamasından çıkan ihtilafların Tüketici Mahkemelerinde görüleceği belirtilmiş olup, bu durumda davacı tarafça talep edilen 13.08.1998 tarihli tüketici kredisine yönelik istem yönünden Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10 ve 23. maddelerindeki düzenleme karşısında görevsizlik kararı verilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece davacı bankaca talep edilen tüketici kredisine yönelik istem yönünden işin esasına girilip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3- Öte yandan, karar tarihinde yürürlükte olan HMK’nın 331/2. maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder“ hükmünü haiz olup, mahkemece anılan kanun maddesine aykırı olarak davalı ... lehine vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10139, K. 2013/14411, T. 08.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2013-10139-e-2013-14411-k-b7948a9b320c