Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/3708 E. 2012/8302 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/3708
Karar No
2012/8302
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/11/2011 tarih ve 2011/577-2011/630 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/05/2012 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve ....ile davalı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Almanya Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 25.10.2006 tarihli, 12 C 107/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir. Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Almanya Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden kararın posta yolu ile davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, usulünce tebliğ edilmeyen kararın davalı yönünden kesinleşmiş olduğunun kabulü mümkün değildir. O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın tenfizinin mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3708, K. 2012/8302, T. 28.04.1972, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2012-3708-e-2012-8302-k-b2f79bc86c4d