Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/19122 E. 2013/16983 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/19122
Karar No
2013/16983
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.10.2012 tarih ve 2011/432-2012/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı kurumun temizlik işleri hizmetini ihale ile müvekkilinin aldığını, sözleşme konusu işin yürütülmesi aşamasında 5763 sayılı Yasa'nın 24. maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası'nın 81. maddesine (ı) bendi eklendiğini, bu maddeye göre, sigorta primlerini peşin ödeyen işverenlere %5'lik teşvik sağlandığını, ancak davalının yasanın bu hükmünü usul ve yasaya aykırı olarak değerlendirerek hakediş ödemelerinden %5 kesinti yaptığını ileri sürerek 28.814,60 TL alacağın kesinti tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yapılan kesintilerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 5510 sayılı Yasa değişikliğinin gerekçesinin işçi çalıştırılmasını teşvik olduğu, ihale tebliğine ilişkin genelgenin de bu olaya uygulanacak nitelikte olmadığı ve yasanın amir hükmü karşısında davalı idarenin kesinti yapmasına yasal dayanak olmadığı gerekçesiyle 28.814,60 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı vekilinin temyizine gelince; temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 103,50 TL temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 1.540,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/19122, K. 2013/16983, T. 30.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2012-19122-e-2013-16983-k-809eedf153a2