Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/8711 E. 2012/15410 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/8711
Karar No
2012/15410
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/04/2011 tarih ve 2010/337-2011/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile imzaladığı 25.12.1993 tarihli menkul kıymet alım, satım saklama sözleşmesi gereğince 1054/5 numaralı yatırım hesabında 13.01.1994 tarihine kadar alım satım işlemi yaptığını, bu tarih ve sonrasında borsadaki aşırı değer düşmeleri nedeniyle hiçbir işlem yapmadığını, banka aracı kurum görevlilerinin izinsiz olarak yaptıkları işlemlerle hesapta davacıyı 1.654,04 TL borçlandırdıklarını ve buna dayanarak İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde müvekkili aleyhine dava açıldığını, müvekkilinin açtığı karşı davada 13.01.1994 tarihi itibariyle hesap durumunun korunması gerektiği ve bu tarih itibariyle hesapta mevcut 1.600 TL'den 100 TL'nin istendiğini, yargılama sonucunda asıl davanın reddedildiği ve karşı davanın kabul edildiğini, 100 TL'nin davacıya ödendiğini, ilk davada fazla hakkın saklı tutulduğunu ileri sürerek, 1.500 TL'ye tekabül eden portföydeki hisse senetlerinin 13.01.1994 tarihi itibariyle tespitini ve dava tarihine kadar kar, temettü ve sermaye artışlarından kaynaklanan miktarların aynen iadesi, aynen iade mümkün olmaz ise karar tarihindeki değerinin ödenmesini, hesapta 13.01.1994 tarihinde mevcut nakit paranın da bu tarihten itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, hesapta davacının herhangi bir alacağı olmadığı gibi, portföyünde bulunmayan hisse senedini satıp, tekrar 13.01.1994 tarihinde geri aldığını, bu yüzden bankaya karşı borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının hesabında 13.01.1994 tarihi itibariyle mevcut hisse senetlerinin bedelli/bedelsiz sermaye artırımları ve temettü ödemesi sonucunda dava tarihi itibariyle 10 ayrı şirkete ait kararda ayrıntılı olarak yazılı adetlerde hisse senedi ve 1.426,59 TL bakiye nakit alacağının bulunması gerektiği gerekçesiyle dava tarihi itibariyle ayrıntısı kararda yazılan hisse senetlerinin davacının portföyünde bulunması gerektiğinin tespitine ve aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde TL hisse senetleri bedelinin davalıdan tahsiline, hesaptaki 1.426,59 TL bakiyenin 24.12.2003 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,754,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8711, K. 2012/15410, T. 24.12.2003, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-8711-e-2012-15410-k-ff683028ce31