Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/6647 E. 2012/13082 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/6647
- Karar No
- 2012/13082
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/02/2011 tarih ve 2010/13-2011/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin üstlendiği bir inşaat işine ilişkin olarak davalı nezdinde inşaat all risk sigortası yaptırmış olduğunu, inşaatın yapımı sırasında meydana gelen su basması nedeniyle Aydın Color Kartpostal....A.Ş’nin zarar gördüğünü, bu şirketin Generali Sigorta A.Ş.ve müvekkili şirket aleyhine dava açtığını, açılan davanın müvekkili aleyhine sonuçlandığını, mahkemece Generali Sigorta A.Ş.ne ödeme yapılmasına karar verildiğini, anılan şirket tarafından müvekkili aleyhine 111.169,94 TL’nın icra masrafları ile birlikte ödenmesi için icra takibinde bulunulduğunu, davalıdan müvekkili aleyhine yürütülen icra takibindeki tutarın ödenmesinin istendiğini, davalının takip talebi miktarı olan 111.000,00 TL’nı ödediğini, ancak icra dosyasının ferilerini ödemediğini, 26.12.2006 tarihli ibranamenin ödeme yapmama tehdidi ile imzalatıldığını, bu nedenle davalının ödeme yapmadığı 15.811,65 TL’nın müvekkili şirket tarafından ödendiğini, söz konusu tutarın davalı tarafından ödenmesi için icra takibine geçildiğini, ancak davalının haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından davacı aleyhine başlatılan icra dosyasındaki tutarın ödenmiş olduğunu, davacının baskı altında ibranameyi imzalamış olduğu yönündeki beyanlarının gerçeğe aykırı bulunduğunu, davacının ibranamenin imzalanması sırasında haklarını saklı tutmadığını ve müvekkilini ibra ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ibranamenin müzayaka altında imzalandığını gösteren herhangi bir delil elde edilemediği, ibranamede belirtilen rakam ile gerçek zarar arasında fahiş bir farkın olmadığı, taraflar arasındaki ibranamenin sulh sözleşmesi niteliğinde bulunduğu, davacının fazlaya ilişkin haklarından vazgeçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.