Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/4884 E. 2012/10431 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4884
Karar No
2012/10431
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2009/42-2010/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı seyahat firmasına ait olup, diğer davalı ...’in sevk ve idaresinde bulunan otobüste yolcu olan müvekkilinin meydana gelen kaza nedeniyle yaralandığını ileri sürerek, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davacının sigorta şirketinden maddi tazminatını aldığını, bu nedenle manevi tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini, avans faiz talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, dava konusu kazayla ilgili devam eden ceza davası olduğunu, sigorta şirketi tarafından bazı ödemeler yapıldığını, avans faiz talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait diğer davalının kullandığı otobüsün kaza yapması sonucunda davacının yaralandığı, davalı sürücünün olayda % 100 oranında kusurlu olduğu, olayın niteliği gereği yasal faiz talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. BK'nun 47 nci maddesi hükmüne göre, hakim özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahiplerine verilebilecek tazminatı adalete uygun olarak belirlemelidir. Bu tazminat, zarara uğrayanlarda bir huzur duygusu oluşturmalıdır. Tazminatın sınırı, onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Diğer bir deyişle, takdir edilecek tazminat miktarımevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gereçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını MK'nun 4 ncü madesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır. Kaza nedeniyle davacının geçirmiş olduğu ameliyatlar, ayağında meydana gelen yaralanmalar, olayın meydana gelişi, davacının yaşı ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul tutarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek derecede düşük miktarda manevi tazminat takdiri doğru görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4884, K. 2012/10431, T. 22.06.1966, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-4884-e-2012-10431-k-2e8e55b34c77