Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/13129 E. 2012/7339 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13129
Karar No
2012/7339
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA . Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2005/464 E. Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/03/2010 tarih ve 2004/16-2010/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar Yener ve ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin OPET tarafından Irak'a gönderilen akaryakıtın tamamının taşınması işini üstlendiğini, bu işin bir kısmını piyasadan temin ettiği araçlarla gerçekleştirdiğini, bu kapsamda davalı şirkete ait olan ve diğer davalıların sürücüsü olduğu araca Mersin dolum tesislerinde 24.000 KG akaryakıt yüklendiğini, yükün Irak'a götürülmesi sırasında araçta yangın çıktığını, dorsenin yangından zarar görmediğini, mühürlerin sağlam olduğunu, araçta herhangi bir akıntı ve sızıntı olmadığı yönünde tutanak tanzim edildiğini, ithalatçı şirketin jandarmaya müracaatı üzerine yapılan incelemede araç içerisinde çok az miktarda yakıt kaldığının tespit edildiğini, yaklaşık 22.300 KG akaryakıtın çalındığını ileri sürerek, 30.000 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Aras Uluslararası Nakliyat A.Ş. vekili, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir taşıma sözleşmesinin düzenlenmediğini, olayla ilgili olarak herhangi bir tazminat ödemeyen ve hakkında dava açılmayan davacı şirketin rücu hakkının bulunmadığını, araçtaki malın çalındığı iddiasını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Mersin'den araçlarına doldurdukları akaryakıtı Irak'a götürmek için yola çıktıktan sonra araçta yangın meydana geldiğini, kendilerini zorlukla kurtardıklarını, ifade vermek için karakola gittikten sonra olay yerine döndüklerini, tankeri kontrol ettiklerinde mühürlerin sağlam olduklarını ve ön kapaktaki vidaların sökülerek yerine küçük vidaların takıldığını tespit ettiklerini, yapılan ölçümden 23.500 KG akaryakıtın çalındığının anlaşıldığını, haklarında herhangi bir cezai takibat yapılmadığını, kendilerinin kusurlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Birleşen davada, davacı vekili, aynı olay nedeniyle ilgili gümrük müdürlüğünce müvekkiline 30.536 TL gümrük vergisi ve resmi tahakkuk ettirildiğini ve bu bedelin müvekkilince ödendiğini ileri sürerek, 30.536 TL'nin 02.07.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada, davalı şirket vekili ile diğer davalılar davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin taşıyıcı olduğunun davacı tarafça kanıtlanamadığı, diğer davalılara ait taşımayı gerçekleştiren araç ile ilgili her ne kadar davalı şirketin C2 belgesi bulunmakta ise de bu belgenin tek başına davalı şirketin taşıyıcı olduğunu göstermeyeceği, bu durumda davalı şirketin meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı, diğer davalıların ise alt taşıyıcı oldukları ve kendilerine taşınmak üzere teslim edilen akaryakıtın 22.300 KG'nın araçtan çalındığı, somut olaya uygulanması gereken CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca anılan davalıların zayi olan akaryakıtın bedeli ile gümrük vergisinden sorumlu bulundukları gerekçesiyle, asıl ve birleşen davada, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalılar Yener ve ... temyiz etmiştir. 1-Asıl ve birleşen dava, taşıma sözleşmesinin ihlal edilmesi iddiasına dayalı olarak asıl taşıyıcı tarafından alt taşıyıcıya karşı açılan tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalı şirketin maliki, diğer davalıların ise sürücüsü oldukları araçla taşınan emtianın büyük oranda çalındığını ileri sürmüş, davalı şirket vekili ise müvekkili ile davacı arasında herhangi bir taşıma sözleşmesinin düzenlenmediğini savunmuş olup mahkemece davalı şirketin taşıyıcı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava işbu davalı yönünden reddedilmiştir. Ancak, taşımayı gerçekleştiren araçların 31.12.2002 ile 31.12.2006 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı şirket tarafından kiralandığı ve bu araçlara ilişkin olarak davalı şirketin C2 yetki belgesine sahip bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece taşımayı gerçekleştiren araçları uzun süreli olarak kiralayan davalı şirketin taşıyıcı olduğunun kabulü gerektiğinin gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davalıların temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyizinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13129, K. 2012/7339, T. 08.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-13129-e-2012-7339-k-828f5794daa1