Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/9359 E. 2012/8202 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/9359
Karar No
2012/8202
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/04/2010 tarih ve 2009/326-2010/212 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/05/2012 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av. ..... ile davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Almanya Nünberg- Führt Asliye Mahkemesi tarafından verilen 08.11.2007 tarihli 3 O 9778/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre tenfizi istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile tebligatın yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, adi posta yolu ile kararın davalıya tebliğ edildiği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığ gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Oysa, davaya konu Almanya Nünberg- Führt Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılan yargılamada davalıyı Almanya’da bulunan vekili Av. ....’ın temsil ettiği kararın tercümesinden anlaşılmakta olup, tenfizi istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının Almanya’daki vekiline tebliğ edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9359, K. 2012/8202, T. 18.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-9359-e-2012-8202-k-d7b999cce784