Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/8611 E. 2012/741 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/8611
Karar No
2012/741
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi VEKİLİ: AV.... Taraflar arasında görülen davada Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.04.2010 tarih ve 2008/359 - 2010/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı temsilcisi ilçede faaliyet gösteren Güven İş Hazır Beton San.A.Ş.'nin ticari işletme olduğu ve ticari faaliyette bulunduğu halde Ticaret Sicil Memurluğuna tescilini yaptırmadığını, TTK ve Ticaret Sicili Tüzüğü'ne göre ticari şekilde işletilen müesseselerin Ticaret Sicili'ne kayıtlarının zorunlu olduğunu, bu mecburiyeti yerine getirmeleri için ihtarda bulunulmasına rağmen davalının verilen süre içerisinde ticari işletmesini ne merkez ne de şube işyeri olarak Ticaret Sicili'ne kaydettirdiğini, kaçınma sebeplerini de bildirmediğini ileri sürerek, TTK'nun 35. maddesi gereğince bir karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece dosya kapsamına göre, davalı olarak görünen Güven İş Hazır Beton A.Ş. adında bir şirketin bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temsilcisi temyiz etmiştir. 1-Mahkemece toplanan delillerden ve yapılan araştırmadan davacı ...'nun yetki çevresi içerisinde “Güven İş Hazır Beton A.Ş.” ünvanlı başkaca bir şirket bulunmadığının saptanmasına, davacı temsilcisinin yargılama sırasında maddi hata nedeniyle dava dilekçesinde davalıyı Güven İş Hazır Beton A.Ş. olarak gösterdiyse de davalının Güven İş...Ltd.Şti. olduğunu belirtmesine ve davalı Güven İş İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili tarafından vekalet ibrazı ile dava takip edildiğine, husumet benimsendiğine göre dava dilekçesindeki davalının ünvanındaki maddi hatanın düzeltilerek yargılamaya devam edilmesi, işin esasının değerlendirilmesi gerekirken davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı temsilcisinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı temsilcisinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 27.02.2012 - HK

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8611, K. 2012/741, T. 25.01.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-8611-e-2012-741-k-26d8336e4540