Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/8012 E. 2010/7519 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/8012
- Karar No
- 2010/7519
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kastamonu Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.01.2010 tarih ve 2010/20-2010/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, borçlu ile yapılan kredi kartı üyelik sözleşmesinin kat edildiğine dair ihtarın sözleşmede bildirilen adrese tebliğe çıkartıldığı halde borcun ödenmediğini ileri sürerek, 2.026,38 TL alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, hesap kat ihtarının noter kanalıyla tebliğe çıkartılmasına rağmen borçluya tebligat yapılamadan iade edildiğinden ihtiyatı haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir. İİK 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilmenin şartları belirlenmiş olup, alacağın muaccel olması da şartlardan biri olarak öngörülmüştür. Somut olayda taraflar arasındaki ilişki kredi sözleşmesinden doğmuş olup, ihtiyati haciz isteminde bulunan banka, sözleşmenin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak kredi alacağını muaccel kılmış ve bunu, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya ihtarname ile duyurmak istemiş, ancak borçlunun sözleşmede kendisi tarafından bildirilen adreste tanınmadığından, fiilen tebligat yapılamamıştır. İİK'nun 68/b-1. maddesine göre, adres değişikliklerinin bildirilmemesi halinde hesap özetine ilişkin tebligat evrakının önceki adrese ulaşmasıyla tebligatın yapılmış sayılacağı yönündeki yasal düzenleme uyarınca hesap kat’ına ilişkin ihtarnamenin sözleşmede bildirilen adrese ulaşması suretiyle alacak, borçlu için muaccel hale gelmiş bulunmaktadır. Bu durumda, alacağın muaccel hale geldiği ve nakdi nitelikte olduğu gözetilip, istemin dayanağı belgeler de değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığından bahisle istemin reddi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle kararın alacaklı banka yararına BOZULMASINA, 4743 sayılı Yasa’nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, Ziraat Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.