Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/4075 E. 2011/15131 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4075
Karar No
2011/15131
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.06.2009 tarih ve 2009/195 - 2009/583 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle müvekkilinden para aldıklarını, istenmesine rağmen paranın ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK, Bankalar Kanunu ve SPK mevzuatını ihlal ettiklerini, durumun soruşturmalarla sabit olduğunu, davalı şirketlerle ortaklık ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 50.000 DM karşılığı 106.500 TL alacağın şimdilik 7.500,00 TL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının müvekkili Yimpaş Yozgat İhtiyaç Mad. Paz.Tic.A.Ş. ile Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ortağı olduğunu, TTK’nun 329. ve 405. maddesi gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketlerin tasfiye halinde olmadıklarını, davalı ... ve diğer yöneticiler aleyhine ortaklık payı iadesi davası açılamayacağını, husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketlerin ortağı olduğu, TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca hisse sahibi kişilerin şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı şirketlerin tasfiye halinde de olmadıkları, davalı yöneticilerin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşme kurulurken bu davalıların davacı iradesini fesada uğratan eyleminden söz edilmediği, anılan davalılara husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler. Somut olayda davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterlerinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgelere göre, davacının Yimpaş Yozgat İhtiyaç Mad.Paz.Tic. A.Ş.’nde (50.000) TL nominal bedelli 201, Yimpaş Gıda Sanayi Tic. A.Ş.'nde ise (1.000.000) TL nominal bedelli 20 hissesi vardır. Davalı holdingin 21.04.2009 tarihli yazısı yukarıda belirtilen belgeleri teyit etmektedir. Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4075, K. 2011/15131, T. 15.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-4075-e-2011-15131-k-0aef16714b97