Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/14350 E. 2012/4724 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/14350
Karar No
2012/4724
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2009 tarih ve 2006/277-2009/773 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin müşterisinin emtiasının taşınmak üzere davalılara teslim edildiğini, navlunun ödendiğini, emtiaların alıcısına teslim edilmediğini, araçla birlikte çalındığının bildirildiğini, müvekkilinin taşıtan sıfatıyla müşterisine karşı sorumlu bulunduğunu, zararının karşılanmadığını iddia ederek, 20.141.00 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar, davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... hakkındaki davadan feragat edildiği, diğer davalıların zarardan sorumlu olduğu, zararın belirlendiği gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı ... ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, yenileme istemi ve ıslah dilekçesi davalı ...’a Tebligat Kanunu’nun 21 nci maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur. Anılan kanuni düzenlemede, muhatabın adreste geçici bulunmama halinde, tebligatın nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır. Tebligat Tüzüğü’nün 28 inci maddesinde de, muhatabın adreste geçici bulunmaması halinde, tebligat memurunun nasıl davranacağı düzenlenmiştir. HGK’nun 29.12.1993 tarih,18/778-876 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Tebligat Kanunu’nun 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28 nci maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar v.s.'den tahkik ederek, beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakını, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna teslim etmesi, 2 numaralı ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda davalı ...’a duruşma gününü bildirir tebligat parçasının incelenmesinde açıklanan şekilde bir işlem yapılmadığı gibi, adresin kapalı olduğu belirtilmiş, muhatap davalının geçici şekilde bu adresten ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmemiştir. Bu durum karşısında, dava dilekçesinin davalı ...’a usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulü mümkün değildir. O halde, dava dilekçesinin geçerli şekilde anılan davalıya tebliği sağlanmadan ve taraf teşkili yapılmadan yazılı olduğu şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davalı ...’ın diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...’ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...’ın diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 27/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14350, K. 2012/4724, T. 29.12.1993, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-14350-e-2012-4724-k-325aff4bf66e