Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/14077 E. 2012/4713 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/14077
- Karar No
- 2012/4713
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2010 tarih ve 2009/133-2010/660 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka şubesinde bulunan hesabına 28.01.1977 tarihinde 4000 Mark karşılığı 27.400 lira yatırdığını, bankaya müracaat ettiğinde hesabının 10 yıl geçtiğinden zamanaşımı nedeniyle Merkez Bankası'na veya fona devredilmiş olabileceğinin bildirildiğini, ileri sürerek 4000 Markın ulaştığı değer olan 4000 TL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının bankada hesabının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davacı tarafından usulünce düzenlenmiş ve yetkilisinin imzasını taşıyan hesap cüzdanının müşterinin banka nezdinde mevduatını kanıtlayıcı bir belge olduğu ve bankanın hesap cüzdanındaki mevduat miktarınca bulunduğu 10 yıllık zamanaşımının bankaca gerçekleştirilen tebligat koşuluna bağlandığı, sahipleri hakkında böyle bir uygulama yapılmadan banka nezdindeki hak ve alacakların kendiliğinden zamanaşımına uğramayacağı gerekçesiyle 4000 DM (2045.16 EURO)'nun 28.01.1977'den dava tarihine kadar DM ve EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak, davacı tarafça 4.000 DM bir yıl vadeli olarak yatırıldığına göre mahkemece vade sonuna kadar bu tutara bir yıl vadeli hesaplara uygulanan mevduat faizi uygulamak, bu tarih ile dava tarihi arası dönem için ise davalı Banka'nın yabancı para üzerinden açılan vadesiz mevduat hesaplarına faiz uygulayıp uygulamadığı tespit edilip, uyguluyor ise bu dönemdeki tüm devreyi kapsar şekilde geçerli faiz oranları nazara alınarak mevduat faizi hesaplanmak suretiyle paranın ulaştığı tutarı belirlemek (HUMK. 74'üncü maddesi uyarınca talebi aşmamak şartıyla) uygulanmıyor ise bu dönem için akdi faiz hesaplanmamak ve ayrıca davacının davada, dava tarihi itibariyle yabancı paranın Türk Lirası karşılığını talep etmesi sebebiyle her iki halde de dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı bulunarak bu tutarın 3095 sayılı Kanun hükümlerince temerrüt faizi ile tahsiline karar vermek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 38,25 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.