Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/11441 E. 2012/16626 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/11441
- Karar No
- 2012/16626
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/05/2010 tarih ve 2006/484-2010/106 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin İngiltere’de yerleşik ve bu ülke kanunlarına göre kurulmuş bir şirket olup, 1998 yılından bu yana “DUCK AND COVER” markası altında hazır giyim işiyle uğraştığını, anılan markanın ilk defa 04.11.1995 tarihinde Birleşik Krallık marka ofisinde ve halihazırda Avrupa Birliği üyesi 25 ülkeyi kapsayacak şekilde OHIM nezdinde tescil ettirildiğini, markanın İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde yoğun kullanım sonucu tanınmış hale getirildiğini, müvekkilinin anılan markanın yanında tescilli DAC, D.A.C. ve D markalarının da bulunduğunu, davalının “DUCK AND COVER D Şekil” markasını ve “DUCK AND COVER D.A.C. ve D şekil” markasını müvekkilinin izni olmaksızın adına haksız olarak tescil ettirdiğini, davalının tescil ettirdiği markaların müvekkilinin tescilli ve dünya çapında tanınmış markalarının birebir aynısı olduğunu, müvekkilinin anılan markaların yaratıcısı, tescil ettireni ve gerçek hak sahibi bulunduğunu ileri sürerek, davalının müvekkilinin tescilli markalarına iltibas oluşturacak surette haksız olarak tescil ettirmiş olduğu markaların hükümsüzlüğüne ve davalı fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, kullanımının önlenmesine, verilen kararın gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davaya konu markaları 1989 yılında gerçek şahıs işletmesi iken tescilsiz olarak kullandığını, markanın kullanımından 17 yıl sonra açılan davanın iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığını, müvekkilinin tescilden önce de markaları kullandığından öncelikli kullanıma dayalı olarak gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, “Duck and Cover” ibaresinin davacıya ait bulunmayıp, tüm dünyada bilinen ve kullanılan bir slogan olduğunu, davacının markasının dünya çapında tanınmış olmadığını, davacının iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının yurt dışında tescilli ve tanınmış markayı Türkiye’de tescil ettirerek kullanmasının kötü niyetli olduğu, davacıya ait şekil markasının davalı tarafından tesadüfen kullanılmasının hiçbir şekilde hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, davalının bu logoyu dahi aynen tescil ettirip kullanmasının bariz bir biçimde davacının tescilinden ve markasının tanınmışlığından yararlanma amacına yönelik olduğu, dolayısıyla bariz kötü niyetli tescil nedeniyle dahi davalı adına mevcut marka tescillerinin hükümsüzlüğünün gerektiği, davalının 1989 yılından beri “DUCK AND COVER” ibaresini davacıdan önce ve markasal biçimde kullandığını ispat edemediği, ancak tescilli markanın kullanılmasının marka hükümsüz kılınıncaya kadar haksız rekabet ya da marka hakkına tecavüz oluşturmadığı sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli davaya konu markaların hükümsüzlüğüne, diğer tüm taleplerin ise reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.