Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/7018 E. 2010/5495 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/7018
- Karar No
- 2010/5495
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çal Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.06.2008 tarih ve 2006/248-2008/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ...'un yolcu olarak bulunduğu, davalı ... Sahil yönetimindeki minübüs ile dava dışı ...'ın kullandığı kamyon'un çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalı ... Sahil'in tam kusurlu olduğunu, davalı ... Sahil'in kullandığı aracın davalı ...Ş. tarafından ferdi kaza koltuk sigortası poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin kazada ağır şekilde yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, diş tedavisini diş laboratuarında yaptırdığını, müvekkilinin ikameti Dağal Kasabası’nda olduğu için tedavi için her gün Denizli’ye minibüsle gidip geldiğini, tedavinin devam ettiği sırada davalı ... şirketinin 763,00.YTL ara ödeme yaptığını, bakiye kısım için ödeme yapılmadığını, müvekkili ...'un çiftçilik, hayvancılık vb. işler yaparak eşi ve iki çocuğunun geçimlerini sağladığını, müvekkilinin tedavisi devam ettiği için çalışamadığını çalışarak elde edeceği kazançtan mahrum kaldığını, eşi ve çocuklarının kendilerine sağlanacak olan destekten mahrum kaldıklarını, eşi ve çocuklarının müvekkili ...’e maddi destek olmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.590,00.YTL hastane masrafından davalı sigortanın karşıladığı 763,00YTL düşüldükten sonra kalan 4.854,00.YTL hastane masrafı, 5.000,00.YTL olaydan sonra ve ileride çalışamamaktan kaynaklanan gelir kaybı ve kar mahrumiyeti, müvekkili eş ... için olaydan sonra ve ileride eşi ...'un kendisine sağlayacak olduğu destekten yoksun kalmasından ve kendisinin eşine destek olmak zorunda kalacağından 3.000,00 YTL maddi tazminat, ... ve ... için olaydan sonra ve ileride babası ...'un kendilerine sağlayacak olduğu destekten yoksun kalmalarından ve kendileri babalarına destek olmak zorunda kalacağından 2.000,00’er YTL maddi tazminat olmak üzere toplam 16.854,00.YTL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, ıslahla ...’un iş ve gücünden kalmasından dolayı 16.499,86 YTL olmak üzere toplam 33.353,86 YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... temsilcisi, dava konusu aracın ferdi kaza koltuk sigorta poliçesinin düzenlendiğini, yolcu başına tedavi gideri teminat limitinin 40.000,00 YTL olduğunu, davacı tarafın kusur ve zararı kanıtlanması halinde teminat limiti dahilinde ödeme yapabileceklerini belirtmiştir. Diğer davalı davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, BK’nun 46.maddesine göre “cismani bir zarara düçar olan bir kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olmamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”, davacı ...’un davalının sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunmaktayken meydana gelen kazada yaralandığı ve bu yaralanma sebebiyle meslekte %12 oranında kazanma gücünü kaybettiği, 60 gün mutat iştigalinden geri kaldığı iyileşme sürecinin 6 ay sürdüğü ve bu nedenle uğramış olduğu maddi zararın 26.326,86 YTL olduğu, ancak davacı cumhuriyet savcılığında şikayet hakkından vazgeçerek mali haklarını saklı tutmadığından tazminat talebinin yerinde olmadığı, davacının eşi ve çocuklarının davacının ölümü olmadan bu kaza nedeni ile uğramış olduğu destek zararının tazmine ilişkin taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, sigorta şirketi tarafından davacılara ödeme yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar ..., ... ve ...’un destek zararı istemlerinin hukuki dayanağının bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı ... yönünden, davacının cumhuriyet savcılığında şikayet hakkından vazgeçerek mali haklarını saklı tutmadığından tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava konusu kaza 17.03.2005 tarihinde meydana gelmiştir. Dava ise 11.10.2006 tarihinde açılmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 111 nci maddesinde, “Hukuku amme davasının düşmesi, cürümden zarar gören şahsın davadan vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada davacı hukuku şahsiyesini ayrıca muhafaza eylememiş ise artık hukuk mahkemesinde dahi dava edemez” hükmüne yer verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/7. maddesinde göre “kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda davacı ... jandarmada verdiği ifadesinde “meydana gelen bu kazadan dolayı yaralanmama sebebiyet veren her iki araç sürücüsünden de şikayetçi değilim” demiştir. Davacının bu beyanı kamu davası dışında verilmiş bir beyan olduğu gibi, ceza soruşturmasına yönelik bir şikayetten vazgeçme olup, hukuk davasına yönelik maddi tazminat isteminden vazgeçme olarak düşünülemez. Somut olayda ceza soruşturması sırasındaki vazgeçmenin hukuk mahkemesindeki tazminat haklarını düşürücü bir etkisi bulunmamaktadır. Davacı ... ceza soruşturması sırasında şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış değildir. O halde mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde ceza soruşturması sırasında şikayetten vazgeçilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3- Davalı ...Ş. yönünden yapılan temyiz incelemesinde, davalı ...Ş. kazaya karışan aracın ferdi kaza koltuk sigorta poliçesini düzenlemiştir. Mahkemece, davalı ... tarafından davacılara ödeme yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, ferdi kaza koltuk sigorta poliçesinin niteliği, teminat kapsamına alınan rizikolar, sigorta şirketinin sorumluluk esasları ve limiti, bu kapsamda ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapıldı ise bu ödeme karşılığında ibraname vb. belge alınıp alınmadığı, davacılarının bu ödemeden başka poliçe limitleri dahilinde davalı ... şirketinden talep edebilecekleri meblağ bulunup bulunmadığı hususları üzerinde durulmadan, eksik incelemeye dayalı olarak sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı ... yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...' tan alınmasına, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.