Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/15518 E. 2024/10370 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15518
- Karar No
- 2024/10370
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/556 E., 2017/981 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği, Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar için temyiz süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta olmasına rağmen, gerekçeli kararda temyiz süresi 15 gün olarak gösterilerek taraflar temyiz süresinde yanıltıldığından 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bozma sonrası, sanığın üzerine atılı, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan dolandırıcılık eylemi yönünden uzlaştırma girişiminde bulunulduğu ancak söz konusu uzlaştırma girişimlerinin usulüne uygun olmadığı belirlenmiştir. Şöyle ki 05.08.2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 7 nci maddesinin on ikinci fıkrasında yer alan; "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez." şeklindeki ve aynı Yönetmelik'in 29 uncu maddesinin yedinci fıkrasında yer alan; "Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez." şeklindeki, yine anılan Yönetmelik'in 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında yer alan; "Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır." şeklindeki, bahsi geçen Yönetmelik'in 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir." şeklindeki ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." şeklindeki, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince muhatabın Merkezî Nüfus İdare Sisteminde (MERNİS) kayıtlı adresinin tespitini yaparak tebligat zarfı üzerine adresin MERNİS adresi olduğu ve 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılması belirterek tebliğ yapması gerektiği; somut olayda, uzlaştırmacı tarafından sanığın MERNİS adresine hiç tebligat çıkarılmadığı, sadece bilinen son adresi esas alınarak tebliğ yoluna gidildiği, bu şekilde girişilen tebliğ işleminin 7201 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmakla, hükme esas alınan mezkûr raporun ve uzlaştırma girişiminin usulüne uygun olmadığı gözetilmeden ve katılanın 14.11.2017 tarihli beyanında şikayetinden vazgeçtiğini, sanığı affettiğini, sanık ile edimsiz uzlaşmak istediğini beyan etmesi karşısında yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.