Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/5644 E. 2013/7619 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/5644
- Karar No
- 2013/7619
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM :TCK'nun 204/1, 43/1, maddeleri gereğince resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Dolandırıcılık suçundan TCK'nun 157, 43/1, 52. maddeleri uygulanmak suretiyle sanığın 3 yıl hapis ve 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına Sanığın sahtecilik yapmadan da sattığı malların bedelini uhdesinde tutarak haksız menfaat temin edebileceği cihetle, 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki düzenleme de dikkate alındığında sahtecilik suçu ile diğer suçlar arasında gerçek içtima kuralları uygulanacağından tebliğnamedeki bu hususa yönelen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1-Sanık müdafii ile katılan vekilinin sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz incelemesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 2-Sanık müdafii ile katılan vekilinin sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz incelemesine gelince; Katılana ait işyerinde işçi olarak çalışmaya başladıktan sonra, makine pazarlama işinden sorumlu olan sanığın satış sırasında kullanabilmesi için kendisinin alacaklı olduğu bonolar bastırıldığı, satışa çıkmadan önce bu senetlerin sözleşmeyle ve zimmetli olarak sanığa teslim edildiği, yapılan araştırmada senette adları geçen bazı borçluların hayali kişiler oldukları, bazı borçlu isimlerinin gerçek olmasına rağmen, bu kişilere gerçekte makine satılmadığı, bazı borçlulardan para alındığı halde bu paraları uhdesinde tutarak onları borçlu gösteren sahte senetler tanzim edildiğinin iddia edildiği olayda; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından, sanığa teslim edilen senetlerde adları geçen ve borçlu olarak gösterilen kişilerin kim olduklarının tespit edilerek bilgi sahibi sıfatıyla dinlenmek suretiyle, sanıktan makine alıp almadıkları, ödeme yapıp yapmadıkları, ödeme yapılmışsa bu ödemenin kime yapıldığı, ödeme sonucunda herhangi bir belge düzenlenip düzenlenmediğinin sorulması, varsa bu satışa ilişkin makbuz, fatura ve diğer belgelerin birer suretinin dosya içerisine konulması, ilgili şirketten sanığa teslim edilen malların ve teslim edilip de şirkete satışları karşılığında ödeme yapılmayan malların neler olduğunun sorulması, buna dair kayıtların getirtilmesinden sonra sonucuna göre eylemin subut bulduğunun anlaşılması halinde, sanığın hizmet ilişkisi gereği işçi olarak katılanın şirketinde çalıştığı nazara alındığında, 5237 sayılı TCK'nun 155/2. maddesi kapsamında, belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mallar üzerinde, kendisinin yararına ve katılanın zararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunarak, katılan şirkete yapması gereken ödemeyi yapmayıp aldığı paraları uhdesinde tuttuğu, suçun bu hizmet ilişkisi kapsamında işlendiği, bu nedenle eylemin, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek ve eksik inceleme ile yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.