Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/8670 E. 2010/15294 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/8670
- Karar No
- 2010/15294
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : 765 sayılı TCY.nın 503/1, 61, 59, 81/2, 72 md.leri uyarınca 524 YTL adli para cezası Yerel Mahkemenin 28.01.2003 ve 28.03.2003 tarihli kararlarının sanık ... müdafii ile sanık...tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.03.2006 gün 10882/2349 sayılı kararı ile sanık...hakkında verilen temyiz isteminin reddi kararının onanmasına, ... hakkındaki hükmün Bozulmasına karar verilmiş ve ... yönünden dosya yeniden 2006/60 esasına kaydedilerek 30.05.2006 tarihli duruşma hazırlık tutanağı yapılıp duruşma günü verilmiş, sanık...hakkında ise, dosya tefrik edilip fotokopileri çektirilerek 2002/30, 2003/4 sayılı, 30.05.2006 tarihli kararla, sonradan yürürlüğe giren yasanın lehe olup olmadığı değerlendirilmiş, verilen karar Dairemizin 07.11.2008 gün, 15780/11423 sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma kararından sonra, mahalli mahkemesince dosya okunup incelenmeden ve fotokopilerin kendi mahkeme katibi tarafından onaylandığı dahi gözetilmeden "dosya Yargıtay 11.Ceza Dairesinden geldiğinde; dosya içerisindeki bütün tutanak ve diğer evrakların fotokopilerinin onaylı şekilde yer aldığı görülmüş olmakla sebebinin araştırıldığına" ilişkin 27.04.2009 günlü tutanak düzenlenmiş ve aynı gün Çameli Asliye Ceza Mahkemesinin Yargıtayda bulunan 35/28 sayılı dosyanın içine konulmak üzere ve bozma sonrası hiçbir işlem yapılmaksızın dosya yeniden Yargıtaya gönderilmiştir. Temyiz incelemesi yapılan dosya kesinleşmeyen ve halen derdest olan sanık ... hakkındaki dava dosyası olup, gönderilen dosya ise hakkındaki hüküm kesinleşen...hakkındaki uyarlama yargılamasına ilişkindir. Yargılama usulu ve sonuçları itibariyle hükümlü hakkındaki uyarlama yargılaması ile sanıklar hakkındaki derbest davaların birlikte görülemeyeceği ve hükümlü...hakkındaki bozma ilamı üzerine mahkemece gereğinin yapılması yerine dosyaa gereksiz yere gönderilip işlemsiz bırakılmış olup anılan dosyanın mahkemesince ele alınarak gereğinin yapılması mümkün görülmüştür. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 03.03.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 30.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.