Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/10169 E. 2010/14880 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık, Yalan Tanıklık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/10169
Karar No
2010/14880
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık, Yalan Tanıklık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, yalan tanıklık HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık:Beraat Yalan Tanıklık: 5237 S TCK'nın 272/3,53 mad göre 2 yıl 6 ay hp I)Sanığın “resmi belgede sahtecilik” suçundan beraatine dair hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II)Sanığın “dolandırıcılık” suçundan beraatine dair hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın bankanın maddi varlığı olan çek kullanarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunmasına göre eylemin temas ettiği 765 Sayılı TCK. nun 504/3.(5237 Sayılı TCK. nun 158/1-f ) maddesinde öngörülen suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı; katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5237 sayılı TCK. nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen 765 Sayılı TCK. nun 504/3. maddesinde öngörülen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suçun işlendiği 23.04.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK.nun 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, III)Sanığın “yalan tanıklık” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; Sanığın babası.....ile...., ... ve....in resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan yargılandıkları Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/431 esas sayılı davanın 01.07.2005 günlü oturumunda tanık olarak dinlenen sanığın “suça konu çeki kendisinin boş olarak verdiği” şeklindeki beyanıyla yalan tanıklıkta bulunduğu iddia ve kabul olunup, sanık ve müdafiisinin trafik kazasından kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin Ankara 11. İcra Müdürlüğü’nün 2003/3106 ve 2002/937 esas sayılı takip dosyaları üzerinden gerçekleşen haciz sırasında sanığın çeki boş olarak verdiğini ve bu esnada icra memurunun da bulunduğunu savunmaları karşısında, gerçeğin kuşkuya neden olmayacak şekilde belirlenebilmesi açısından, anılan icra takip dosyaları getirtilip, şayet savunmada geçtiği gibi hacze gelinmiş ise, görevli icra memuru tespit edilip, sanığın boş olarak çek verip vermediği konusunda tanık olarak dinlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, sanığın babasının yargılandığı davada yalan tanıklıkta bulunduğunun iddia ve kabul olunmasına rağmen 5237 sayılı TCK’nun 273. maddesinde düzenlenen şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren nedenler tartışılmadan yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/10169, K. 2010/14880, T. 23.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-10169-e-2010-14880-k-c7c916bb7f83