Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/15990 E. 2010/7183 K. – Memur Olmayan
Konu: Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/15990
- Karar No
- 2010/7183
- Karar Tarihi
- Konu
- Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : ...: 765 S.Y.nın 342/1, 80. maddelerine göre 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ...: 5237 S.Y. nın 204/1ve 53. maddelerine göre 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların müdafilerinin sübutun bulunmadığına,alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,taktiri indirim hükümlerinin uygulanmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün 16 Eylül 1998 gün ve 978 sayılı fezlekesinde sanıkların sahte çek ve sahte isim kullanarak müşteki l’den kumaş alıp mamüle dönüştürerek piyasaya sattıkları yönündeki 13.04.1998 günü yapılan ihbar üzerine sanıkların takibe alınarak 15.09.1998 günü yakalandıklarının belirtilmesine,müştekinin talimat yoluyla 22.4.1999 tarihinde alınan beyanında suça konu çeklerin alınan mal karşılığı kendisine ismini olarak beyan eden sanık ... tarafından ciro edilerek verildiğini, çeklerin vadesinin uzak olduğunu beyan etmesine, çeklerden en yakın keşide tarihli olanının sanıkların yakalandığı 15.09.1998 gününe tekabül etmesine göre,suç tarihinin kesin olarak belirlenebilmesi ve sanıkların hukuki durumlarının tayini bakımından; şikayetçiden suça konu çeklerin kendisine aynı anda mı farklı tarihlerde mi verildiği ve veriliş tarihi sorulup suç tarihinin kesin olarak belirlenmesi,aynı anda verildiğinin saptanması halinde 5237 sayılı TCK.nun 43.maddesindeki "...değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi..." denilmek suretiyle teselsül hükmünün 765 sayılı TCK.nun 80.maddesinden farklı düzenlendiği de nazara alınarak, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri her bir sanık yönünden olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hükmün belirlenmesi gerektiği gözetilmeden suç için öngörülen her iki yasadaki hapis cezalarının alt ve üst hadlerinden bahisle yazılı şekilde somut uygulama yapılmadan ceza tayini ve suç tarihi kesin olarak belirlenmeden hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıkların müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 23/6/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.