Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/15048 E. 2010/6752 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/15048
- Karar No
- 2010/6752
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık HÜKÜM : 765 Sayılı TCK'nun 342/1 maddesi uyarınca 2 Yıl Hapis Cezası 5237 Sayılı TCK'nun 157/1 maddesi uyarınca 1 Yıl Hapis ve 1.200 YTL. Adli Para Cezası Sahte olarak düzenlenen çek ile ilgili olarak İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün 2003/347 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı ve çek aslının incelenmesi sonucu 24.01.2003 tarihli İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Daire Başkanlığınca rapor düzenlendiği cihetle aldatma kabiliyeti ve fiili dolaşım özelliğinin bulunduğunun anlaşıldığı, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçuyla ilgili olarak temel ceza alt sınırdan hükmolunduğundan 5237 Sayılı TCK. nun 7 ve 5252 Sayılı Kanunun 9/3.maddeleri uyarınca; 765 Sayılı TCK. nun 342/1. maddesinin 5237 Sayılı TCK.nun 204/1. maddesine göre açıkça lehe olduğu, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın, Otomotive bankanın maddi varlığı olan 1.500 TL bedelli çeki vermek suretiyle haksız menfaat sağlama eyleminin banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe yasanın tespiti sırasında suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK. nun 504/3, 522.(pek fahiş hükmü), 81. maddeleri ile 5237 sayılı TCK. nun. nun 158/1-f, 61/1-e. maddelerinin karşılaştırılması gerektiği halde, 765 Sayılı TCK. na göre lehe olduğu kabul edilen 5237 Sayılı TCK. nun 157/1. maddesiyle 1 yıl hapis ve 1.200 TL adli para cezasıyla mahkumiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında; eksik hapis cezası tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, kasıtlı suçtan dolayı verilen hapis cezasının yasal sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinde yazılı hak yoksunluklarının cezanın infazı sırasında gözetilmesi mümkün görülmüş başka kişilere yönelik işlenen dolandırıcılık suçuyla ilgili herhangi bir saptama yapılmadığı ve somut olayda tek suç olup zincirleme suç hükümlerinin uygulama olasılığı bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir. Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde eleştirilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş, 5237 sayılı TCK. nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK. nun hükümleri olaya uygulanarak lehe Yasa belirlenmiş olduğundan sanık ve müdafiinin suçun sabit olmadığına, fazla ceza verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak: Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK.nun 157/1.maddesi uyarınca, "suçun işleniş biçimi ve özelliği ile takdiren" hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde adli para cezasına esas alınan tam gün birim sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK.nun 157/1.maddesi uyarınca temel adli para cezasının tayin olunmasına ilişkin “60 gün tayini ve günlüğü 20 TL.den paraya çevrilmesi sonucu 1200 TL adli para cezası verilmesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılıp yerine, “5 gün olarak tayini ve günlüğü 20 TL.den paraya çevrilerek 100 TL adli para cezası olarak hükmolunması” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.