Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/14908 E. 2010/6216 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/14908
- Karar No
- 2010/6216
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Tehdit
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Tehdit HÜKÜM : ...: Her iki suçtan dolayı ayrı ayrı beraatine ...: A-Tehdit suçundan;Beraat B-Dolandırıcılık suçundan;5237 Sayılı TCK.nun 157/1 ve 52. mad.ce 7.300 YTL ve 2.000 YTL A.P.C. I) 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 309.maddesi uyarınca sanık lehine olan kurallara uyulmaması C.Savcısına temyiz hakkı vermeyeceğinden; sanık .. hakkında dolandırıcılık ve tehdit, sanık ... hakkında tehdit suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik Üst C.Savcısının temyiz isteminin anılan yasanın 317.maddesi uyarınca REDDİNE, II) Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; 1) Üzerinde banka rehini bulunan lastik tekerlekli traktörün satılarak parasının iade edilmediğinin iddia olunması karşısında; satılan traktörün trafik tescil belgesi ile trafik şube müdürlüğünde bulunan dosyasında rehin şerhinin bulunup bulunmadığı araştırılarak kayıtların aleni olduğu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereğince araç satışlarının resmi mercilerde yapılması gerektiği gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Kabule göre de; a)TCK’nun 157/1.maddesi ile ceza tayin olunurken hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezasına esas alınan gün birim sayısının ayrıca gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayin edilerek, çelişkiye neden olunması, b) 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girip, hüküm tarihi itibariyle geçerli olan ve 5560 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki haliyle lehe olan 5271 sayılı CMK’nun 150/3 madde ve fıkrası uyarınca, sanığa yüklenen suçun 765 ve 5237 sayılı yasalarda öngörülen cezalarının üst sınırı dikkate alınarak zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, müdafii yokluğunda yargılamaya devam edilip, hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, c) Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ve zarar miktarı da gözetilerek ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı Yasa hükümleri esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, Üst C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. .