Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2007/3795 E. 2010/2542 K. – Sahtecilik

Konu: Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2007/3795
Karar No
2010/2542
Karar Tarihi
Konu
Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik HÜKÜM : 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 mad.ce 3 sene H.C. 1-Katılanın, Kahramanmaraş’ta kum ocağı işleten sanık ...'dan 4,5 milyar liraya, ... plakalı kamyonu peşin para ile haricen aldığı, bir kaç ay sonra, ... ile ...adındaki şahısların müşteri olmaları üzerine, 5.850.000.000. TL.'ye kamyonu bu sanıklara sattığı, sanıkların da, katılana ...'nun imzasını taşıyan sonradan çalıntı olduğu anlaşılan çeki birlikte ciro ederek vermeleri üzerine katılanın da arabayı sanıklara verdiği, ancak ...'ya 45 gün içinde, çek bedelinin ödeneceği güne kadar arabanın devrini sanıklara vermemesi için telefon ettiği, ancak birbirlerini tanıyan sanıklardan, ... arabayı senet bedeli ödenmeden;...'e devrini verdiği, akabinde çek bedelinin de ödenmediği, bunun üzerine, çeki, icra yoluyla tahsile koyduğu, halen tahsil edilmediği, bu duruma göre; hakkında ayırma kararı verilen asıl ismi ...olan, ... ile ortağı sanık ...'ın çalıntı olan çeki ciro etmek ve yazılarını yazmak suretiyle sahte senet düzenleyip kullandıklarının iddia olunması, sanık ...’ın,iş çevresinden tanıdığı ve sanık ...’nun uzaktan akrabası olduğunu bildiği ...’in kamyona alıcı olması nedeniyle taraflar arasında aracılık yaptığını, fiyatta ve çekle ödeme hususunda anlaştıkları,ödeme aracı olan çekin, kendisinin de orada bulunduğu sırada ...’in bir adamı tarafından getirildiğini, katılanın çekin sağlamlığını bankaya teyit ettirdikten sonra sağlam Olsun düşüncesi ile kendisine de ciro ettirdiğini ve kamyonu gelen kişiye teslim ettiğini,ayrıca sanık ...’ya telefon ederek çek ödenmeden devrini vermemesini istediğini daha sonra çekin ödenmediğini katılandan öğrenip alan şahsı araştırdığını ancak bulamadığını hatta bu nedenle icra takibine maruz kaldığını, sadece tarafları anlaştırdığını bunun dışında bir kastı olmadığını savunduğu,katılanın da olayın oluş şekli bakımından sanığın savunmasını doğruladığı,sanık ... ile satın alan kişi gelmeden diğer sanık ...’nun telefonla haber verip alıcının sağlam olduğunu bildirmesi üzerine ona güvenerek pazarlık yapıp anlaştığını,çek verilmesi ve suça konu aracı daha önce sanık ...’dan haricen satın alması nedeniyle kaydın onun üstünde olduğu zannıyla kendisinden aracı ödeme yapılmadan devretmemesini istediğini ancak ödeme gününden önce devrin yapılması nedeniyle zor durumda kaldığını ve bankaya götürdüğünde çekin çalıntı olduğunu öğrendiğini tahsilat yapamadığını beyan ettiği, hakkında beraat hükmü kesinleşen diğer sanık ...’nun ise tüm suçlamaları reddettiği anlaşılmakla, ... plakalı aracın trafik kaydının suç tarihinden önce ...,..., ...,... ile ...adlarına kayıtlıyken 4.7.2000 tarihinde ... adına işlem gördüğü,11.9.2001 tarihinde de ... adına işlem görerek ... plaka aldığı dosyada mevcut Kahramanmaraş Trafik Tescil ve Den. Şube Müdürlüğü’nün 13.2.2006 tarihli yazısı, aracı 4.7.2000 tarihinde devre alan ...’ın Kahramanmaraş C.Başsavcılığı tarafından alınan ifadesinde, aracı ...’ya sattığını, devrini bu şahıs aracılığıyla Gaziantepli birine verdiğini, ...veya ... adında bir kişi tanımadığını belirtmesi karşısında devir işlemlerine ilişkin tüm evrakların getirtilmesi, trafik kaydında adı geçenlere tüm sanıkların resimleri gösterilerek tanıyıp tanımadıkları sorulması, suça konu çekin sahibi ...’nun karşılıksız çek suçundan açılan davada alınan savunmasında çeki 21-22.11.2000 tarihlerinde, mahkememiz tarafından talimatla alınan beyanında ise 2000 yılının ilkbaharında otogarda koçanı ile çaldırdığını ve bu konuda emniyet ile savcılığa başvurduğunu söylemesi nedeniyle ilgili evrakların celbi,suça konu çek dışında başka çekler nedeniyle şikayet olup olmadığının da saptanması, Ankara C.Başsavcılığı’nın 30.3.2005 gün ve 2002/73689 hazırlık no ile hakkında ayırma kararı verilen ...' le ilgili evrakın sonucunun araştırılması, karşılıksız çek suçundan açılan davada alınan 14.1.2002 günlü bilirkişi raporunda keşideci imzasının ... eli ürünü olduğu,mahkeme tarafından yapılan inceleme de ise bu kişi,katılan ve sanıklarla bir ilişkileri bulunmadığının tespiti ve bu tespitin aynı bilirkişi tarafından yapıldığının anlaşılması karşında, senedin aslı getirtilerek üzerindeki yazı,rakam ve imzaların kimin eli ürünü olduğunun Adli Tıp Kurumundan sorulup alınacak raporla tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeye dayanarak, hakkında ayırma kararı verilen Musa YURDAGÜL’ün eylemine katıldığına dair deliller karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca 765 sayılı TCK.ile 5237 sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp sonuçları karşılaştırılarak lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden cezaların üst sınırlarından bahisle 5237 sayılı ceza Yasasının lehe olduğunun kabulü ile yazılı şekilde uygulama yapılması, 3-Kabule göre de; 5327 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendindeki sanığın kendi alt soyu üzerindeki hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazına kadar uygulanacağının gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 8.3.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/3795, K. 2010/2542, T. 08.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2007-3795-e-2010-2542-k-9235d4108d1e